12 Nisan 2009 Pazar

tuzlu sular donunca


Bazen,
bilirsin ki başka bir zamanda olsaydı,
başka şartlar altında,
gözlerinin altından
veya belki de kenarlarından gelen
o minicik damarlarda biriken tuzlu su damlaları
kirpiklerin arasından yol bulup
yanakların üzerinde çizeceklerdi
sevgilinin haritasını
ama
şimdi
o damarlar
veya işte
her ne ise o tuzlu suları taşıyan incecik kanalların adları,
donmuşlar!

Bir nehir donarsa ne olur bilir misin?
Buzluğa koyduğun pet şişeyi orda unutursan ne olur?
Çatlarsa tuzlu su taşıyan o minik kanallar soğuktan, ne olur?
Bir minik çatlak yol olursa içindeki kocaman ama incecik zarla kaplı kalbin üzerine,
Çatlak büyür uzar genişler de kalbin üzerindeki zarı da çatlatırsa
ve
kalbin de o zarla birlikte incecik seslerle çatlarsa, yol yol...ne olur?
Kıymıkları ciğerine batar mı mesela?
Sen istemesen de, ve yapmadan ne kadar uzun durabilirim denemeleriyle bu zorunluluğu hayatından çıkarmaya çalışsan da mesela, zoraki nefes alış verişlerinde acıtır mı o kıymıklar?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.