11 Eylül 2009 Cuma

Umut fakirin ekmeği

Çok uzun zamandan beri, sanırım 2006'dan beri ilk defa yeniden umut doldum, geleceğe dair güzel şeyler düşünmeye başladım! Tam olarak nasıl oldu bilmiyorum, YMinik'le yaptığımız konuşmalarda "sihirli bir değnek" dokunmuş olabilir diye şüphelendik. Neredeyse 2 aydır çok çok ama çok basit bir safhada takılı kalmış olan tezimde eşşek kadar bir adım attım ve  gerisi çorap söküğü gibi ilerliyor şimdi. Evet çok da kolay değil ama keyif alarak yapıyorum, bitirdiğim zaman yapacaklarımı düşünüp heycanlanıyorum, makalelerimi okuyorum vs. keyifle çalışıyorum yani. Üstelik tüm gün Wolf'u dinledikten sonra, sıcağa ve ptesinden perşembeye kadar yakamı bırakmamış olan migrenime rağmen çalışıyorum. Kimi zaman azar azar, kimi zaman kafamı kaldırmadan, ama keyifle! O kadar mutluyum ki! Umarım bu güzellik bozulmaz. Bu, ne etrafımdakilerden aldığım bir elektrik, ne içinde bulunduğum şartlarla ilgili, nasıl düzeldiğimi bilmediğim için bu güzel durumu neyin zedeleyeceğini de bilemiyorum. Şimdi yapmaya çalıştığım tek şey, bu durumun kıymetini bilip bol bol çalışmak ve mümkün olduğunca çok yol katetmek.

Bu gece Nemrut Dağı'na çıkıcaz. Bir miktar yolu arabayla, kalanını yürüyerek ve gün doğumu izliycez. Umarım güzel geçer...

Sonra da yazlığa gidicem, sanırım son gidişim 4 sene öncesiydi. Orada internetsiz kalmamak adına Turkcell'den bir hazır kart aldım, 210 kontöre 4GB'lık internet paketi alabiliyormuşum, netbook'a takıp internete girebileceğimi söylüyorlar, umarım işe yarar... Evet artık bi de netbook'umuz var. İlk alındığında sinirden küplere biniyodum ne lüzumu var artık bu kadarı da züppeliğin daniskası diye ama kullandıkça sevdim, ki hiç tahmin etmiyordum seveceğimi. Taşıması en kolay dizüstü bu sanırım. Macbook Air de hafifti ama narinliği çok büyük bir eksiydi. Bir de bu kontörlü hat üzerinden internet meselesini becerirsek, tam süper olacak kanımca. Böylece sadece yazlıkta değil, Ankara'da büroda ve hatta ikmal'de de kimseden bişiy istemeden nete girebilicem lazım oldukça. Normalde lüks olan şeylerin hayatın vazgeçilmezleri arasında girmesi ne kadar da kolay...

Sevdiceğin dayısı çok ciddi bir ameliyat atlattı bu arada, ama bize herşey bittikten sonra haber verdikleri için başlangıçtaki telaşı değil de "çok şükür bişiy olmamış" kısmını yaşadık, biraz buruk... En kısa zamanda daha da iyi olacaktır umarım.

Ramazan geçiyor yavaş yavaş... İlk on gün sorunsuz tuttuğum orucun ipi kaçtı ve sanırım bundan sonra da tutmam artık. Din ile ilgili hala yerleşik bir düşünceye sahip olamayışım kafamı kurcalıyor, huzursuzluk veriyor zaman zaman. Ama her zamanki gibi bu konuyu ertelememe engel olacak kadar aşırı bir kötülük yok.

PhD başvurularını düşünüp heycanlanıp bi an önce tezimi bitirmek istiyorum. Acele etmezsem, sakin olursam, sabredebilecek kadar umutlu olursam sonunda herşey gün geçtikçe daha da iyiye gider di mi?

2 yorum:

  1. kesinlikle..önemli olan başlamak zaten..sihirli değnekler bana da ulaşır umarım yoksa hal ve gidişat hiç iç açıcı değil :)) başarılar..

    YanıtlayınSil
  2. Teşekkürler sfk. Ben de sihirli değneğimi senin için sallıycam, umarım işe yarar ;)

    YanıtlayınSil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.