21 Kasım 2009 Cumartesi

+18 Pejinalar dünyası

Dünyanın bir penis, iki meme ve bir vajina üzerine kurulduğunu kabullendiğin an tüm sorunlar çözülüyor.
Hatta memelere gerek bile yok.
 Bir penis ve bir vajina yeterli.



Tüm insanlar dünyayı kadınlar ve erkekler olarak görüyor. En koyu feministi de, maçosu da, eşitlikçisi de, özgürlükçüsü de, emperyalisti ve hatta komünisti de böyle görüyor dünyayı. Ve bu beni rahatsız ediyor. Bunun yüzünden uykularımın kaçtığı zamanlar oluyor. Sinirimden kudurduğum ama insanlara anlatamdığım.

İnsanları kadın-erkek olarak görmek sanki kedi-köpek, kuş-balık olarak görmek gibi geliyor bana. İnsanları hayvanlaştırmak olarak geliyor bana. Çünkü işin içine penis ve vajina giriyorsa ancak hayvansal dürtüler söz konusu olabilir gibi geliyor.

Bu yüzden birisi bana
- Bu iş kızlara göre değil. (Jigololuk değil mi? Hı Hım..)
- Siz kız kıza dertleşin azıcık, rahatlarsınız. (Öyle anlar olur ki duvarla bile dertleşsen rahatlarsın ama gönül ister ki karşısındaki insan olsun. Keza vajinaların kulakları bile yok!)
- Erkekler bilmemnereye gitti. (Penislerinin üzerine basa basa gittiler heralde)
vb. cümleler kurduğunda cinlerim tepeme çıkıyor. Çünkü yaptığım işleri hayvansallığımla veya dürtülerimle değil aklımla, kimi zaman da duygularımla yönetiyorum ben. Duygularımın ne kadar işin içine gireceğine de aklımla karar verdiğime göre, aslında tamamiyle aklımı kullanıyorum bile diyebilirim. Aldığım kararların vajinamla bir ilgisi olmuyor, ya da penisimin olmayışıyla.

Ama gel gör ki...

- Bir işe sırf kadın veya erkek olduğun için alınabiliyorsun... Halbuki kadından da taksici olur, elektriçi veya postacı olur. Veya erkekler de çok iyi temizlik yapabilir, çok düzgün sunumlar gerçekleştirebilir, insan ilişkilerinde iyi olabilir ya da aksi yönden ele alacak olursak bir kadın kadar duygusal olup çok önemli bir iş görüşmesinde ağlamaya başlayabilirler...

- Toplum sırf erkek veya kadın olduğun için sana fazladan haklar verebiliyor... Kadınsan alacağın kararları ne kadar geç alır, insanları ne kadar oyalarsan o kadar kıymetlisindir. Erkeksen gece istediğin saatte eve girebilirsin. Dinde bile bilmemkaç kadının sözü ancak bir adam ediyor. Nedenmiş efendim kadınlar regl oldukları hafta, öncesindeki hafta ve sonrasındaki hafta kafaları düzgün çalışmazmış. Hımm... Bunun yanında da şöyle bir durum var: Bir kadına tecavüz edilirse kesin yüz vermiştir; bir erkeğe tecavüz edilmesi söz konusu bile olamaz. Bir diğer deyişle erkekler hayvanlık ederse bu insaniyet sınırları dahilindedir ama bir kadının tecavüz etmesi kimsenin aklına gelmez. Nedir peki tüm bunlar? Kadının regl olup 4 haftanın 3ünde deli sayılması mı, erkeğin hayvanlaşmasını normal addetmek mi akla uygun?

- Penisin varsa porno izleyebilirsin. Herhangi bir filmden farksız olabilir ve abazanlığından çok ayrı olarak sırf sıkıldığın için bile porno izlemek, bunun hakkında konuşmak normal karşılanabilir. Vajina sahipleri ise bunu ya yapmaya bile utanırlar ya da gizli saklı yaparlar. Diğer vajina sahipleri ile çok nadiren konuşabilirler belki ama asla bir penis sahibi ile bunu konuşmaları söz konusu olamaz. E hani herhangi bir filmden farksız, abazanlıktan bağımsız bir olguydu bu? Vajinan varsa olgular değişiyor mu yani?

- Vajinan varsa mesela, tüm gün evde oturup örgü örebilir veya kocanın kazandığı parayı harcayabilirsin rahatça. Toplum sana hiç garip bakmaz. Ama penisin varsa parayı sen kazanmalısın, evde oturmak olmaz. Neden ama? Penis mi para getiriyor yoksa kafanın içindeki mi? Boynunun üzerinde taşıdığın şey eğer patates çuvalı değilse penisinin veya vajinanın olması neyi değiştirir anlamıyorum ben.


- Aşırı duygusal erkekler de tanıdım, çok duygusuz kadınlar da. Aslında hayatımın kimi dönemlerinde, söz konusu kimse ayaklarımın dibinde ölse dönüp bakmayacak kadar duygusuz da olabildim, bana günaydın mesajı göndermedi diye saatlerce ağladığım da oldu. Kıskançlıktan yoldan geçen arabalara saldırdığım bile oldu, gidip başkası ile yattığını öğrendiğimde sadece "intikamım kötü olacak" diyip umursamadığım da. İyiyi de kötüyü de kendimde yaşadığım için, herhangi bir olgunun kadına veya erkeğe atfedilmesini kabul edemiyorum. Kendimden biliyorum bir kadının ne denli ruhsuz, ne denli piç, ne denli acımasız ve gaddar olabileceğini; ve ne kadar duygusal, ne kadar tavizkar ve ne kadar ince düşünceli olabileceğini. Tabii kadınlar olgun varlıklardır, o yüzden kısa zamanda evrilip tüm duygu tecrübelerini geçirmiş olabilirsin diyecekler için(ki bunlar muhtemelen kadınlar olur); aynı şeyi erkeklerde de gördüm. Aşırı duygusal, aşırı ince düşünceli, sürekli süprizler, jestler yapan veya tam aksine bencil, karı parası yiyen, küstah erkekler... Bunlar da var. Ve eminim ki benim gördüğüm bu çeşitlilik benim çok görmüş geçirmiş olmamdan değil, karşımdakini anlamaya çalışmamdan kaynaklanıyor. Her önüme çıkan insan için "hımm bunun penisi var o zaman bu kesin az romantik, paralı ve sapıktır" "aa bunun vajinası var, demek ki bu konuşmayı çok sever, kesin romantik komedilerden hoşlanır ve asla futbol maçı izlemez" demeyişimden kaynaklanıyor yani.

Ve o kadar çok düşünüyorum ki, vajinalar ve penisler olmasa acaba o zaman gerçekten daha adil olur muydu dünya? Kadın olduğu halde güçlü, sağlam karakterli, mantıklı olduğunu; erkek olmasına rağmen ince düşünceli, karşısındakini önemseyen ve empati yapabilen birisi olduğunu ispatlamak için uğraşmak zorunda olmasaydı insanlar...

8 yorum:

  1. az düşünüp hızlı yazılmış gibi duruyo okuyunca biraz. sanki biraz isyankar. Belli kısımlarına katılabilrim, ama belli kısımlarının da çok sığ olduğunu söylemeden edemiyecem. konuyu her yönüyle düşünüp mü yazdınız? yada siz de kadın olarak bu yazıyı yazdığınızın farkında mısınız?

    YanıtlayınSil
  2. bence tarafsız olabilmek için yeterince çaba sarf etmişsin. yani bu yazıyı "vajina" değil "insan" olarak yazmak için... her paragrafı bitirdiğimde kafamı hafifçe aşağı eğerek onaylama hareketi yaptığımı belirtmeden geçemicem :) bloguna ilk kez giriyorum, ilk olarak da bu yazıyı okudum ama kesinlikle kafa yapısı olarak çok yakın olduğumuzu düşünüyorum ve sıkı bir takipçin olacağım.
    ayrıca isyankar olmanın bi sakıncası yok bence. hayatta isyan etmeden hangi sorunları hangi yanlışları düzeltebiliriz ki? sesimizi çıkarmadan herşeyin kendi kendine yoluna girmesini mi bekleyelim?...

    YanıtlayınSil
  3. milışıs abicim kendi yorumunu yap, benimkine atıf eyleme lütfen. "hayatta isyan etmeden hangi sorunları hangi yanlışları düzeltebiliriz ki? sesimizi çıkarmadan herşeyin kendi kendine yoluna girmesini mi bekleyelim?..." şu cümlenle anladım.

    YanıtlayınSil
  4. @böcük, aslına bakarsan uzun zamandan beri aklımda olan bir konu olduğu için pek az düşünülmüş değil ama hızlı yazıldığı doğru. Sığlıktan kastın nedir bilmiyorum ama başka okuyucularla da konuşunca anladım ki asıl anlatmak istediklerimi tam olarak anlatamamışım, bu bakımdan sığ kalmış gerçekten de. Konuyu her yönüyle düşünüp yazdığımdan emin olabilirsiniz. Ve son olarak gerçekten de bu yazıyı bir kadın olarak yazdığımın farkında değilim, bir insan olarak yazdım.

    @meLicious, tarafsız olabilmek için gerçekten de çabaladım. Beğenmiş olmana, hem fikir olmamıza çok memnun oldum. İsyankarlık, evet, kesinlikle, çok çok isyanlardayım bu konuda ama kendimi yeterince anlatamamışım, daha sonra yeniden deniycem. Takip edersen tabii ki çok mutlu olurum, zaman zaman sıkıcı bir günlük moduna girse de elimden geldiğince fikir beyan eden yazılar yazmaya çalışıyorum. Ben de senin bloguna bakmak istedim ama davet edilmek gerekiyormuş :(

    PS: şehirlerarası yolculuk kurbanı olduğum için ancak cevap yazabildim kusura bakmayınız...

    YanıtlayınSil
  5. Karşımızdakini 'İnsan' olarak görmeye başladığımızda hiç sıkıntımız kalmayacak ama daha çok yolumuz var.

    YanıtlayınSil
  6. Bilmiyorum; bu yazıyı birilerinden etkilenerek mi yoksa hayatta yaşadıklarının etkisi altında mı yazdın... Ama kadınlar haksızlık ediyorsun gibime geliyor. En azından içinde bulunduğumuz şu devir için!

    Şu an kadınlar da en az erkekler kadar başarılı. Hatta iş dünyasının hakimi diyebilirim. Artık biyolojik farklılıkların çok önemi yok. Kadın kamyoncu da oluyor futbolcu da. Ama kafalar kolay kolay değişmiyor. Hala ayartan ve kaçan kadın olacak ve zamparalık yapan kovalayan erkek olacak. Nasıl anne şefkati diyoruz babasını ben pek görmedim. İşte bu ya hormonlarda ya da genlerden olan bir şey. En azından baba şefkati anne kadar olamaz.

    Özetle aslında hepimiz aynı yolun yolcusuyuz. Başlangıçta birdik şimdi farklılaştık. Farklılıklarımız ile birbirimizi kabül etmeyi becerirsek sorun olmaz gibime geliyor. Ama farklılıkları avantaj ve dezavantaj konusu edersek o zaman işler karışıyor. Yanılıyor muyum?

    YanıtlayınSil
  7. Yorumlunu paylaştığın için teşekkürler Salih'cim. Konu farklılıkların avantaj veya dezavantaj olması değil aslında. Anlatmak istediğim, zaman zaman karşıma çıkan ve beni deli eden "kızlar" ve "erkekler" genellemesinin saçmalığı... Tüm genellemelere karşı olmam bir yana, bu cinsiyete bağlı düşünsel genellemeler beni özellikle deli ediyor. Sanki tüm erkekler öküz, tüm kızlar kokoşmuş gibi yapılan genellemeler.

    Bu yazıda anlatmak istediklerimi anlatmayı beceremediğimi farkettim. Bir kez daha deneyeceğim ama bu ne zaman olur bilinmez.

    YanıtlayınSil
  8. Tamamen onaylayarak okudum yazını. Tam olarak benim düşündüklerimi ifade etmişsin.Hala "kız"lar ve erkekler diye ayrılıyor çoğu;iş olsun,sosyal yaşam olsun hayatın bir takım alanları,daha çok isyankarlaşıp,daha çok yazı yazacağız!

    YanıtlayınSil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.