26 Ağustos 2010 Perşembe

Koşuşturmaca


Mutlu Dükkan'ı ne denli sevdiğimi daha önce paylaşmıştım sizlerle. Baktım ki "nikah için" diyince herkes her istediğimizi yapıyor, fırsatı kaçırmadan önce Onurcuk'u ikna edip hemen bir pasta süsü rica ettik Zeynep'ten. Erir diye, kırılır bozulur diye korkumuzdan kargoya veremedik, İstanbul'dan Ankara'ya getirmek biraz yorucu oldu sevimli cücem için ama kesinlikle değdi zahmete. Merak edenler için, işte burdalar! Süslerle ilgili olanların  en komiği ise, sağdıçımız canımız JLP'nin süsü pastaya koymaya kıyamayıp önüne koydurması oldu bence :) Sonrasında nikah çıkışı ellerimde çiçekler (birini kızlara atacağımı bildiğim için Atakule'nin elbuketi teklifini sessizce kabul etmiştim, böylece benimki bana kaldı :)) ve pasta süsümüzle epeyi komik bir tablo oluşturuyorduk. Hele ki ertesi gün otelden çıkışta resepsiyona elimizde minik Onur ve cadı ile inişimiz :))
Şimdi aklımda başka planlar var Zeynep'ten istemek için önce hayatı biraz yoluna koymak gerek.

Malum evlendik ama ne ev var ortada ne bişiy. 15 Eylül'de Almanya yolcusuyuz, 2 Ekim'de de Kuzey İrlanda. Bugünlerde önce pasaport için koşturduk (kesinlikle çok kolay) sonra Almanya - Schengen vizesi ve bir yandan dan Birleşik Krallıklar vizesi... A bir de ramazan bayramı için planladığımız bir gökyüzü ve doğa kampı var ki, sabırlar ihsan eylesin Tanrı bana! Gelebilirseniz çok süper olur kanımca: Bu cadının kendisine yıldızları anlatmasını isteyen kaç kişi var bakalım buralarda, görelim ;)

A bi de bunca karmaşada kongre için bir bildiri bir de tezimden makale çıkarmam gerek. Sahi ya, bu arada Yüksek Lisans'tan da resmen mezun oldum. Ha bu mezuniyet bağlı olduğum projeden atılmama ve haliyle parasız kalmama neden oldu ama, yapcak bişiy yok artık. Sahi süpriz kabus kına gecesini anlatacaktım size di mi? Onu da bi dahaki sefere artık. Günlerdir çok feci bir öksürüğün pençesindeyim, öyle ki 3 gece uykusuz kaldım öksürük krizleri nedeniyle, sonunda dün gittiğimiz doktor bi antibiyotik tedavisine başladı da, biraz olsun uyuyabildim. Ama çok çabuk yoruluyorum.. gitmem gerek şimdi...

Ben sizi çok özlüyorum, yazamadığım, anlatamadığım zamanlar içimde patlıyor desem yalan olmaz. Siz de beni özlüyor musunuz acaba? =/

3 yorum:

  1. Hiçbir yerde göremiyorum seni, çok özlettin ama gerçekten!!!
    Ayıp oluyor artık bilemiyorum yani :))
    Ama mutluysan sorun yok. Özlediğimi bil yeter :*

    YanıtlayınSil
  2. ben şahsen özlemiyorum, özlüyormuş gibi bir halim mi var? :P zibidi n'olcak. siz iyi olun da, özlemek de işin güzelliği olsun.

    YanıtlayınSil
  3. haşmetlim, haşmetlim... aynı saatlerde yazmışım sanırım ben de sana mavi kuş üzerinden. Yeniden buralara daha fazla vakit ayırmaya, en azından fırsat buldukça kısa kısa da olsa yazmaya çalışacağım. Malum gurbete gitmeden önce, evde geçirdiğim son günler, bilgisayar başına geçtiğim her an olay oluyor =/

    91 paşa, MSN'e bii girebilsem ne güzel olcak di mi? Artık K.İrlanda'larda girebilirim sanırım ancak. Eh fazla kalmadı, 1 ay sonra online olurum heralde :)) Yazılarla hasret giderelim ;)

    YanıtlayınSil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.