11 Temmuz 2012 Çarşamba

far far away

Kore'yi anlatıyordum size di mi? Üstüne başka koşturmacalar geldi. Almanya'dan arkadaşım geldi Romanya'lı. CouchSurfıng'e bir teyze geldi İrlanda'dan kızı akıl hastanesinde kendisi bakıyor torununa. Camdan nazar boncuğu yaptım kendime. eski CSer bir arkadaşımız geldi Letonya'dan ki biz onu Litvanya'lı sanıyorduk. Piyano çalmaya başladım yeniden. Derken iyice daraıldı içim ve dedem de gitti bu diyardan. Onu uğurlamaya gittim ben de Türkiye'ye, 3 günlüğüne.
Geldik geri, ama
daralıyor içim
geçmiyor bu
kalp çarpıntısı
iç daralması
can sıkıntısı

ben bilyorum kendimi, iyiye gitmiyor içim

ben gitmek istiyorum kimsesiz bir ormana
yalnız başıma oturup yağmur altında sırısıklam olmaya
kedilerimden bile uzağa



3 yorum:

  1. Hah al benden de o kadar. Var mi oyle bi dunya? İcimiz her daraldignda gidip iyilesip geri gelebilecegimiz yada siktir et diyip hic gelmeyecegimiz....

    YanıtlayınSil
  2. Başınız sağolsun bitanecim.. Deme öyle sen nekadar sıkılıyorum desen, için daha da sıkılır, bak ne güzel geziyorsun, arkadaşların var, seni önemseyen insanlar var.. Gülümse..

    YanıtlayınSil
  3. Aslı'm,
    Bir yer var biliyorum,
    herşeyi söylemek mümkün,
    epeyce yaklaşmışım,
    duyuyorum,
    anlatamıyorum...

    Sylvie'm, geçecek elbet ama bu sıralar biraz kısa devre yapıyor beynim :(

    YanıtlayınSil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.