27 Ocak 2014 Pazartesi

Tek çocuk

"Paylaşmayı bilmeyen tek çocuk" meselesini oldum olası anlayamamıştım bir 'tek çocuk' olarak. Tek çocuksan, paylaşmaktan büyük zevk yoktur ki. Hep yalnız olmaktan sıkılmışsındır zaten. Paylaşırsın paylaşabildiğin kadar ki birlikte olmaktır asıl mutluluk, birşeylere sahip olmak değil. Milyon tane oyuncağın olsun, birlikte oynayacak bir arkadaşın yoksa neye yarar? 

Ben bu paylaşma mutluluğunu biraz abartmış bir çocuktum. Mesela, resim dersine fon kartonu getirin dediği zaman hoca, fazladan 2 tane daha götürürdüm. Birinci neden, hangi rengi kullanmak isteyeceğimi önceden kestiremeyeceğim için kendime özgürlük vermek (şimdi fark ediyorum ki o zamandan başlamış benim özgürlük takıntım),  ikincisi de fon kartonu getirmeyi unutacağından emin olduğum bazı arkadaşlarımla paylaşmak. Ama hiç unutmam, ben daha ortaokuldaydım, teyzem görmüştü resim çantamı, "Bir tane karton yetmiyor mu neden hepsini götürüyorsun?" demişti. Özgürlüklerimin kısıtlanması meselesini o anda o kadar iyi açıklayamayacağımı ve ikinci nedenin daha geçerli olduğunu düşündüğümden, "belki biri unutursa ona veririm diye." demiştim kısadan. "Arkadaşların seni sevsin diye onlara yaranmaya mı çalışıyorsun?" demişti teyzem de nasıl üzülmüştüm günlerce... Halbuki ben emindim arkadaşlarımın beni sevdiklerinden. Ama o günden sonra içimden gelen her iyilikte bunu sorar buldum kendime, neden yapıyorum ben bu iyiliği, diye. Neyse ki karşılık beklemeden iyilik yapmayı öğrenmişim de, iyilik yaptığım insanların tepkisi ne olursa olsun kendime verdiğim cevaplar hiç üzmedi beni.

Derken 30umda gördüm 40ında bir 'tek çocuk'un paylaşmaktan nasıl bihaber olduğunu. "Ortak" birşeylerin varlığının kendisini nasıl rahatsız ettiğini, rahat olduğu zamanda ise nasıl sömürdüğünü... Çok ilginç bence, kesinlikle üzerinde çalışmak istediğim psikolojik bir durum. Ama bence bu sorun 'tek çocuk' olmaktan kaynaklanıyor olamaz. Kendisine ve etrafına güvensizliği tek çocuk olduğu için değil, kendisini yetiştirenlerin, eğitenlerin hatalarından kaynaklanıyor olabilir olsa olsa. 

Siz ne düşünüyorsunuz? Etrafınızda 'tek çocuk' olduğu için paylaşmayı bilmeyen 'çocuklar' var mı?

2 yorum:

  1. Bencillik denilen olgu paylasamamak vs bunlarin hepsi aile tutumuyla olustugunu dusunuyorum. Sevgilim 4 kardesin en buyugu. Paylasmayi en cok bilmesi gereken bence. Ama hayir bilmiyor. Ciddi manada ona paylasmayi birlik olmayi ogretmem senelerimi aldi. Sorsaniz simdi paylasiyor mu diye evet paylasiyor ama sadece benimle. Umarim bir gun daha fazlasini da ogrenecek.
    Demem o ki cok tek cocuk tanidim paylasmayi cok iyi bilen.
    Olay aile tutumudur yetistirilis tarzidir ya da karakter belki ama bunu kardesi olmamaya baglayamayiz aasla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sevgili çitlembik, bence sen gerçekten de zoru başarmışsın. Sevgili, ki vaktinin büyük çoğunluğunu birlikte geçirdiğin insan, paylaşmayı bilmiyorsa, ilişkinin o ilk zamanlarında yaşadığın aşkla karışık karmaşa ve zorluklar nasıl da yıpratıcıdır... Vallahi bravo sana. Ben, insanlar değişemez diyerek uyuşabileceği başka birisini bulması için feragat ettim olası güzel ilişkilerden. Ha işte bi tek bu sevdicek inat etti de kırdı benim kalkanlarımı, o da değişti zamanla, ben de... ama paylaşmayı bilmeyen biriyle yapabilir miydim...bilmiyorum.
      Teşekkür ederim yorumun için :) <3

      Sil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.