ÜDS'yi atlattık, şimdi sırada ALES var. Bu Pazar günü, üstelik de ilk defa Ankara dışında bir şehirde, Kayseri'de gireceğim ALES'e. Ömrüm boyunca tüm böyle derli toplu sınavlara Ankara'da girmiş birisi olarak, sınavdan çok Kayseri'de gireceğim için heycanlıyım :)
Öncekinin aksine bu defa ALES'in de geçmiş sorularını çözmeye niyetlendim. İlk denememde kafamı pek veremedim ama bu akşam 2008 Sonbahar döneminde çıkmış sorulara baktım, Sayısal1 ve 2'yi tam 2 saatte bitirdim. Sonuçlar özetle şöyle:
Sayısal 1
Doğru: 33
Yanlış: 3
Boş: 4
Sayısal 2:
Doğru: 33
Yanlış: 3
Boş: 4
Bir de gündüz yaptığım 2008 Bahar Sözel soruları var:
Doğru: 65
Yanlış: 13
Boş: 2
Sayısal sorunlarında yine istikrarlı bir tablo görmekteyiz. Sözeldeki hatalar, cevapları kontrol ederken farkettim, çoğunlukla soruyu eksik okumamdan kaynaklanmış. Gerçi ÜDS sonucumla kimseyi şaşırtamamış olmanın verdiği elem ve keder yüzünden bir daha asla deneme sınavlarımdan bahsetmeyeceğim diyordum ama neyse..
Sözeldeki 80 soruyu da 1 saatte yaptığım düşünülürse, zamanın yetmemesi gibi bir derdim olmayacak sanırım yine. Yeter ki sıkılmıyım sınavdan. Gerçi ALES hep eğlenceli gelmiştir bana ama yine de belli olmaz benim dikkatimin ne zaman dağılacağı. Hadi bakalım hayırlısı.
Bu arada başka güzel gelişmeler de oluyor ama kesinleşince yazıcam! Umarım bi an önce kesinleşir!
sınavlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sınavlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Kasım 2009 Cuma
20 Ekim 2009 Salı
ÜDS Açıklandı!
İnsan kendini bilir de bu kadar kesin ve net mi bilir yahu?! ÜDS sonrası cevpları kontrol edince 68 doğru bulmuştum, 100 üzerinden 85'e denk geliyor. Aha da işte kanıtı:
Bugün de sonuçlara baktık internetten:
Noktası virgülüne tam tahmin!
Sevdicek de çok güzel bir performans sergiledi ama açıklamak bana düşmez; ben ancak çok sevindim, çok çok sevindim ikimiz adına da.
E darısı ALES'e artık!
PS: Siz de kendi ÜDS'nizi kontrol etmek isterseniz, burdan buyrun efenim.
Bugün de sonuçlara baktık internetten:
Noktası virgülüne tam tahmin!
Sevdicek de çok güzel bir performans sergiledi ama açıklamak bana düşmez; ben ancak çok sevindim, çok çok sevindim ikimiz adına da.
E darısı ALES'e artık!
PS: Siz de kendi ÜDS'nizi kontrol etmek isterseniz, burdan buyrun efenim.
1 Mart 2009 Pazar
Süper!
Kuasarlar ve mikrokuasarlar sınav sonucu açıklanmış: 1,7 !!! Yazılı sınavda bildiğim halde aklıma gelmediği için yazamadığım şeyler oldu. Kadın tüm dönem anlattığı üç ana konu başlığını soru olarak yazıp verince tabii kaç sayfa yazarsan yaz hep bişiyler eksik kalıyor. O yüzden çok emin değildim alacağım nottan, 4 le geçmektense bıraksa da sözlüye girip yüksek bi notla geçsem diyodum ki bugün bi baktım internetten, 1,7 almışım. 1,7 iyi mi diyenler için açıklama: en yüksek not 1, geçmek için gerekli en düşük not 4, kalmışsan 5 almışsındır. Bu biraz yıldızların parlaklık sistemine benziyor. Bir yıldız ne kadar parlaksa o kadar küçük bir değerde oluyor. Parlaklık birimine de "kadir" adı veriliyor türkçede. Mesela Güneş -26,73 kadir; dolunay -12,6 kadir; şehir ışıkları tarafından katledilmiş bir gökyüzüne baktığınızda görebildiğiniz nadir yıldızlar genellikle -1, 0 veya 1 kadir ama ışık kirliliğinden uzak bir yerde kafanızı kaldırdığınızda görebileceğiniz en sönük yıldız 6. kadirden, ki zaten o zaman Samanyolu sizi çoktan büyülemiş olacaktır.
Gökyüzüne ilgisi olanlar belki duymuşlardır, her ne kadar Mart ayı itibariyle artık erken batıyor olsa da, Orion en ilgi çeken, en sevilen ve aslında gökyüzünde en kolay bulunan takımyıldızlardan. Özellikle takımın ortasındaki üçlüden kolaylıkla bulabilirsiniz, ki biz buna Orion'un(diğer adıyla Avcı'nın) kemeri diyoruz; buyrun size bir de tüm acemiliğimle kendi çektiğim bir fotoğraf; soldaki bina da bizim yurt binası, diğer adıyla TLH: Theodor Litt Haus.

Tamam tamam daha güzeli burda işte:
Ama yine benim çektiğimdekini (üstüne tıklayıp büyük görüntüye baktığınızda) görmeye çalışsanız iyi olur, keza şehir ışıkları arasında sizin de daha iyi bişiy görebileceğinizi hiç sanmıyorum, hıh!
Ha bi de unutmadan, bu günlerde Güneş batar batmaz o gördüğünüz cıbıl cıbıl parlayan şey kutup yıldızı falan değil; onu nasıl bulursunuz, derdi nedir ne değildir bi ara anlatırım ama şu sıralar batı yönünde gördüğünüz ve kısa bir zaman içinde batan sevgili arkadaşımız Venüs! Hepinize selamı varmış, öyle dedi, olur da bi akşam başınızı kaldırıp onunla göz göze gelirseniz, etrafınızdakilere çaktırmadan bi göz kırpsanız yetermiş, bunu da size iletmemi istedi :)
Gökyüzüne ilgisi olanlar belki duymuşlardır, her ne kadar Mart ayı itibariyle artık erken batıyor olsa da, Orion en ilgi çeken, en sevilen ve aslında gökyüzünde en kolay bulunan takımyıldızlardan. Özellikle takımın ortasındaki üçlüden kolaylıkla bulabilirsiniz, ki biz buna Orion'un(diğer adıyla Avcı'nın) kemeri diyoruz; buyrun size bir de tüm acemiliğimle kendi çektiğim bir fotoğraf; soldaki bina da bizim yurt binası, diğer adıyla TLH: Theodor Litt Haus.
Tamam tamam daha güzeli burda işte:
Ha bi de unutmadan, bu günlerde Güneş batar batmaz o gördüğünüz cıbıl cıbıl parlayan şey kutup yıldızı falan değil; onu nasıl bulursunuz, derdi nedir ne değildir bi ara anlatırım ama şu sıralar batı yönünde gördüğünüz ve kısa bir zaman içinde batan sevgili arkadaşımız Venüs! Hepinize selamı varmış, öyle dedi, olur da bi akşam başınızı kaldırıp onunla göz göze gelirseniz, etrafınızdakilere çaktırmadan bi göz kırpsanız yetermiş, bunu da size iletmemi istedi :)
5 Şubat 2009 Perşembe
Level1'in bitmesine az kaldı
Az kaldı, yarın akşam olduğunda içimdeki bu yorgunluk, hem telaş hem acelecilik, daralma, sıkılma, bıkkınlık, kırgınlık, hüzün...hepsi geçmiş olacak. Cosmology'i bi şekilde atlatmış olucam, Nükleer'in ikinci sınav tarihini öğrenmiş, Kundt ile alışverişimi yapmış ve evime gelmiş olucam. Kafam rahatlamış olacak biraz daha ve gereksiz şeyleri gereksiz yere kurcalayıp kendime durduk yere sorun yaratmıyor olucam, alınganlıklarımın hepsini Cosmology sınav kağıdına yazıp çıkıcam. Şimdi kütüphaneye gidiyorum, biraz daha çalışabilmek umuduyla... Bu sınavları neden bu kadar abarttığımı da size bi ara ayrıca anlatıcam, söz!
Level 2, Mart ayının sonundaki bütünlemeler. Bi de o zaman dinleyeceksiniz benim bık bıklarımı, sonrası...eğer bunları halledebilirsem sonrası cennet gibi olacak. Halledemezsem de cennet gibi olacak ama öncesinde yorucu bir taşınma faslı gerçekleşecek. Neyse, düşünmekle değil çalışmakla değiştiriyoruz geleceği, ben gidip çalışıyım şimdi, sonra görelim bakalım neler olacak.
Level 2, Mart ayının sonundaki bütünlemeler. Bi de o zaman dinleyeceksiniz benim bık bıklarımı, sonrası...eğer bunları halledebilirsem sonrası cennet gibi olacak. Halledemezsem de cennet gibi olacak ama öncesinde yorucu bir taşınma faslı gerçekleşecek. Neyse, düşünmekle değil çalışmakla değiştiriyoruz geleceği, ben gidip çalışıyım şimdi, sonra görelim bakalım neler olacak.
31 Ocak 2009 Cumartesi
half of the day
Gittim, girdim, soruları gördüm, boş kağıt verdim ve çıktım ki bütünlemeye girebileyim. Bi de adam gibi çalışmış olsam hangi sorulara çalışacaktım onlara baktım, alacağım puanlara, 38/75 alacakmışım..
İlk anda artık bunun sırasını savmış olmanın rahatlığı vardı, sonra sıra kozmolojiye geldiği için de biraz rahatladım. Ama...
Ama bi gariplik var içimde. Bi huzursuzluk, bi eksiklik... Sanki tüm puzzle'ı çözmüşüm ama parçalar yerlerine otururken o ince tık sesini çıkarmamış gibi. Bi minik eksiklik. Belki benden başka kimsenin umursamayacağı veya farketmeyeceği eksiklik. Zamanla geçer sanırım...
İlk anda artık bunun sırasını savmış olmanın rahatlığı vardı, sonra sıra kozmolojiye geldiği için de biraz rahatladım. Ama...
Ama bi gariplik var içimde. Bi huzursuzluk, bi eksiklik... Sanki tüm puzzle'ı çözmüşüm ama parçalar yerlerine otururken o ince tık sesini çıkarmamış gibi. Bi minik eksiklik. Belki benden başka kimsenin umursamayacağı veya farketmeyeceği eksiklik. Zamanla geçer sanırım...
Labels:
AQM,
cosmology,
eksik kaldı,
sınav stresi,
sınavlar,
yazdıkça,
zaman sadece birazcık zaman
25 Ocak 2009 Pazar
Gereksiz Açıklama
- Yılbaşı için Tr'ye giderken balığım Sun'ı mutfağa bırakıp Erik, Ziyad ve Mark'tan arada onu beslemelerini istemiştim. Dönünce de bi türlü odaya geri alamadım. Zaten anladım ki Erik, Sun'ı evlat edinmiş, düzenli olarak suyunu değiştiriyor vs. Ama bugün aştı kendini! Hayvancağızı kocaman plastik bir kabın içine koymuş, içine de bir kaya parçası koymuş, artık öyle olacakmış; neymiş efendim balık rahat bi nefes alsınmış, hatta içine doğal olsun diye nehirden biraz kum koymayı düşünmüş ama mikroplu olabilir diye vazgemiş. Millete de Witchie artık balığını istemiyo, diyip duruyomuş zaten. Allaaaam allaaammm yaaa!!
- Elena ile son zamanlarda etkileşimimiz biraz azaldı. Hanfendinin önce Berlin gezisi, sonra Polonya gezisi, şimdi de finaller falan... Ama... 1 saat kadar önce kapımı tıklayıp "lunch is readyyy" diyerek içinde sıcacık dolmalar olan bir tabak uzattı bana! Meğer Romanya'dan gelirken yanında getirmiş annesinin sarmalarını, derin dondurucuda saklamış, benim de sevdiğimi bildiği için şimdi çıkarıp pişirince birazcık da bana getirmiş. Fotoğrafını çekecektim aslında ama birden iştahla saldırdım yemeye, fotoğrafı çekilebilecek boş bir tabak kaldı ancak geriye. Aslında tadı da o kadar iyi değildi ama neyse artık =)
- Yanıt yorumları başka bir mail adresime gelsin diye çok uğraştım ama sevgili blogger'a kabul ettiremedim, ben de diğer adresimle bir yazar daha oldum, bundan sonra burdan yazıp bu mail adresimle iletişicem. Profil vs. bilgileri aynı ama kafa karıştırabilir diye böyle bir açıklamada bulunayım dedim. Taklitlerimizden sakınınız efenim, orjinalimin aynısıyım merak etmeyin. =)
- Bi de biraz genişledik, ferahladık, daha iyi olduk böyle sanırım?
- Ders çalışmamak için uğraştığım şeylere bakın! Ölücem sonunda o olacak. Zaten en son Kayseri'deki seminere giderken yolda "allahım bu otobüs bi takla falan atsın, beni hastaneye kaldırsınlar ve ben o sunumu yapmıyım noolur", "ah şimdi şu merdivenlerden düşüp ayağımı kırsam ne güzel olur be tanrım lütfeeeen", "çok fazla kişi olmasa da insanlar toplaşmış işte, napıcam ben ya,hayatımın en kötü sunumunu hazırladım allahım noolur bayılıyım şimdi, ah zavallı kız yogunluktan bayıldı diyip iptal etsinler hadi, yalvarırım piliiiiiissss" diye dualar ediyodum. Bu sınavlar öncesinde yine tüm yaratıcılığımla böyle dua edicem sanırım bu gidişle. Bari en azından siz benim için "sen şu kıza akıl fikir ver yarebbbiiim" diye dua edin e mi?
- Elena ile son zamanlarda etkileşimimiz biraz azaldı. Hanfendinin önce Berlin gezisi, sonra Polonya gezisi, şimdi de finaller falan... Ama... 1 saat kadar önce kapımı tıklayıp "lunch is readyyy" diyerek içinde sıcacık dolmalar olan bir tabak uzattı bana! Meğer Romanya'dan gelirken yanında getirmiş annesinin sarmalarını, derin dondurucuda saklamış, benim de sevdiğimi bildiği için şimdi çıkarıp pişirince birazcık da bana getirmiş. Fotoğrafını çekecektim aslında ama birden iştahla saldırdım yemeye, fotoğrafı çekilebilecek boş bir tabak kaldı ancak geriye. Aslında tadı da o kadar iyi değildi ama neyse artık =)
- Yanıt yorumları başka bir mail adresime gelsin diye çok uğraştım ama sevgili blogger'a kabul ettiremedim, ben de diğer adresimle bir yazar daha oldum, bundan sonra burdan yazıp bu mail adresimle iletişicem. Profil vs. bilgileri aynı ama kafa karıştırabilir diye böyle bir açıklamada bulunayım dedim. Taklitlerimizden sakınınız efenim, orjinalimin aynısıyım merak etmeyin. =)
- Bi de biraz genişledik, ferahladık, daha iyi olduk böyle sanırım?
- Ders çalışmamak için uğraştığım şeylere bakın! Ölücem sonunda o olacak. Zaten en son Kayseri'deki seminere giderken yolda "allahım bu otobüs bi takla falan atsın, beni hastaneye kaldırsınlar ve ben o sunumu yapmıyım noolur", "ah şimdi şu merdivenlerden düşüp ayağımı kırsam ne güzel olur be tanrım lütfeeeen", "çok fazla kişi olmasa da insanlar toplaşmış işte, napıcam ben ya,hayatımın en kötü sunumunu hazırladım allahım noolur bayılıyım şimdi, ah zavallı kız yogunluktan bayıldı diyip iptal etsinler hadi, yalvarırım piliiiiiissss" diye dualar ediyodum. Bu sınavlar öncesinde yine tüm yaratıcılığımla böyle dua edicem sanırım bu gidişle. Bari en azından siz benim için "sen şu kıza akıl fikir ver yarebbbiiim" diye dua edin e mi?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)