2 Şubat 2009 Pazartesi

Yaşlanmak üzerine .


Her yıl doğumgünümüzde yaşlanıyoruz; bir tur daha atmış oluyor Dünya Güneş etrafında, bu nedenle 1 yıl daha yaşlanıyoruz. Ama yaşanılanlara bakınca; gençleştiren gülüşler, sevişler, sevinçler ve heycanlara; fazladan yaşlandıran hüzünler, arayışlar, ağlayışlar ve ayrılıklara... Acaba her doğumgünümüzde gerçekten 1 yıl mı yaşlanıyoruz? Yoksa 2 mi? Yoksa gençleştirmiş mi oluyor geçen o yıl? Bu yıl doğum günümde bu gözle bakacağım kaç yıl gençleşmiş, kaç yıl yaşlanmışım diye.

Yaşlanmak kötü bir şey değil. 25'ini geçmek, yaramaz kuzenlerin 25 yaş üstü kırışıklık kremleri önererek dalga geçmeleri, 'ben çocukken ...' diye başlayan cümleler kurmak, yaşanacak ilklerin sayısının azalmış olması, vs., vs. ve vs. yüzünden kötü değil. Yaşlanmak kötü değil. Yaşlanmak, yaşamak demek! Yaşlanmak dediğimiz şey, doğduğumuz günden bu güne, bize eklenen tecrübelerin tadına göre, taze filizler veya kuru dallarla dolu bir ağaç... Bu yıl doğumgünümde bakacağım, kaç filiz sürgün vermişim, kaç kuru dalım kırılıp yere düşmüş.. Sonra karar vereceğim yaşlanmış mıyım yoksa genleşmiş mi...

3 yorum:

  1. Güzel anlatmışsın:)

    Doğum gününe de daha var aslında ama; hesap kabarık tabii; 25 yıl az değil; şimdiden başlamak lazım:)))

    YanıtlayınSil
  2. bir gün yaşlanacağın kesin de hiç büyümeyeceğinden eminim kanka!

    YanıtlayınSil
  3. 25 demekte sorun yoktu da 26 derken biraz zorlanıcam galiba =))

    YanıtlayınSil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.