21 Ağustos 2014 Perşembe

F ile 2 gün Londra - 1

Tam bir ay önce bugün, son Tez İzleme Komitesi toplantıma girdim. İşlerin yolunda gittiğine ve bundan sonra "thesis only" olarak devam edebileceğime karar verildi. 
Ağustos'un 6'sıydı, ofiste sabahlayışımın ardından, nihayet tezim için gerekli tüm analizleri bitirmiştim artık ve gerçekten sadece tezi yazmak kaldı. Plana göre Ağustos sonunda bu aşamaya gelecektim! 
İşler rahatlayınca tabii ki sosyal beklentileri arttı insanların, ben de illa vericem, vericem, hep vericem ya herkese... Skype üzerinden verdiğim speaking dersleri uzun zamandır rafa kalkmıştı, ne var ki en yakın arkadaşımla gündeme gelmesi maddi olarak bir değişiklik katmadı durumuma. Aksine biraz daha gerginlik ekledi, tüm o stresin hemen üstüne geldiği ve arkadaşımı geçen sene dersleri bıraktığımızdan geride bulduğum için. 

Gelelim asıl konuya: Geçen hafta Cuma, Londra'ya gittim, ortaokulda matematik öğretmenim, sonra da her başım sıkıştığında dostum olan F.'i karşılamak üzere. Güzel bir tatil planladık, 2 hafta boyunca İrlanda adasının tadını çıkarmak üzere. 


Cuma sabahın köründe yollara düştüm. Armagh - Belfast  yolculuğumun sonunda F. telefon etti yabancı bir numaradan. Onca tedbire rağmen Turkcell hattı çalışmamış Londra'da. Ne yapacağının şaşkınlığında... İster bir cafede otur ve bir şekilde haber ver bana hangi kafede, nerede olduğunu, istersen beni karşılamaya gel dedim. Benden 3 saat önce inmiş olmasına rağmen Gatwick havaalanında buluşmaya karar vermiştik en başından bari. Tamam dedi ama sonra ses etmedi. Londra'ta indiğimde kendisini aramayı denedim ama telefonunda bir gelişme yoktu. Bekliyor mu acaba beni diye bakıntım etrafıma, yoktu. Zaten benim uçuş bilgilerim de onda yoktu. Onun indiği terminale gittim, birkaç cafe vardı civarda ama ilk seferde buldum F'in oturduğunu. Sevgi ve özlemle kucaklaştık, kısa bir sohbetin ardından yollara düştük. 


Earl's Court metro istasyonuna pek yakın bir otel olan MayFlower'a vardık sorunsuzca. Eşyaları bırakıp yarım saat uzandıktan sonra düştük yollara. Kensington Park'a yürüdük, sincapları besledik, öylesi karmaşık ve büyük bir şehrin içinde nasıl da huzur dolu parklar olduğunun şaşkınlığı ve hayranlığını duyduk iliklerimize kadar. Knightsbridge civarında bir yerde fish & chips yedik ve evsiz arkadaşım ELSD ile buluştuk! 


London Night Bus Tour'a katıldık sonrasında. Kişi başı normalde £20 ama benim cinlik edip de peşimde taşıdığım %20 indirim kuponu sayesinde iki kişi £32'a kapattık geceyi. Üstelik hiç de öyle kısa, sıkıcı falan değildi. Tam 1sa 45dk sürdü tur, şehrin altını üstüne getirdik resmen. Herkese tavsiyemdir, özellikle de fazla vakti olmayan, geceleri de verimli kullanmak ve şehrin başlıca turistlik yerlerini görmek isteyenlere.



Londra'da tüm seyahatlerimizi Oyster kart kullanarak gerçekleştirdik. Önceleri ikimizin tek bir kart kullanabileceğinden umutlandık ama ha bire sorun çıktı, ha bire sorun çıktı derken sonunda bir görevli fark etti bizim bu durumu ve cezasının 1000£'e kadar çıkabilecek bir durum olduğunu söyledi. Haliyle tıpış tıpış aldık ikinci Oyster Card'ı. 

1 yorum:

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.