armagh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
armagh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Aralık 2010 Salı

Kış geldi!


Kış geldi buralara. Kar fazla kalmaz yerde, bir iki gün yağar, bir iki gün belki kalır belki kalmaz diyorlardı. Ama hiç de öyle olmadı. Meğersem son 150 yılın en sert kışını yaşıyormuşuz da ondan! Önce son 170 yılın en soğuk Kasım gecesini yaşadık, sonra da en soğuk Aralık ayını. 

Armagh'a hoşgeldik

 Çoğu gün gibi yine yağmur dolu ve gri bulutlu bir hava var. Şemsiyelerimize ve kapşonlarımıza sığınarak haftalık alışverişimize gidiyoruz. Marketten çıktığımızda yağmur henüz dinmiş. Yukarılarda bir pencereye gözüm ilişiyor, rengarenk birşey yansıyor cama. Neymiş diye dönüp arkamı yukarı doğru bir bakıyorum:

Armagh'ta ilk günler

Sonunda yıllardır adını duyduğum o minik ve sevimli şehre geldik. Gözlemevi misafirhanesinin en büyük odası bizim, burada 1 ay boyunca kalmamıza izin veriyorlar, daha sonra da kalmaya devam etmek istersek ücretini ödememiz gerekiyor.

İlk gün N. bize biraz şehri gezdiriyor biraz da Belfast hakkında bilgi veriyor. Belfast Armagh'a 1,5 saat uzaklıkta bir şehir, Kuzey İrlanda'nın da başkenti aynı zamanda. Otobüslerin nerden kalktığını, saatleri, pratik bilgileri, en yakındaki marketi vs. gösteriyor bize.

Misafirhanedeki ikinci günümüzün akşamında adının Ebül, değil tabii ki ama burada böyle bahsedeceğim,  olduğunu sonradan öğrendiğim Alman bir PhD öğrendici geliyor bize bakmaya, sağ salim gelebilmiş miyiz, herşey yolunda mı diye. Hatta bizi dışarı da davet ediyor ama henüz hazır değiliz o kadar sosyalleşmeye. Arkasından Simon geliyor, benim sevgili patron! O da bir görmek istemiş beni, ve de tanışmak. Hem hoşuma gidiyor hem de acayip heycanlanıyorum.

Misafirhane ile gözlemevi dipdibe, yürüyerek 5dk bile sürmüyor. Hemen karşı kaldırımdaplanetaryum var, onun biraz yukarısında, bolca ağaçlar arasında da gözlemevi.

Alışveriş için Sainsbury's'e götürüyor N. bizi,dönüşte Mall'daki çimlere yayılıyoruz biraz. (Mall için meydan diyordum ama meydan için Square kullanılıyor ve ben Mall'ı ne olarak çevirebileceğimi bilmiyorum.). Sonrasında da ilk akşam yemeğimiz, finger fish, salçalı spagetti, patates salatası ve portakal suyu!

5 Ekim 2010 Salı

Hayattayım!

Yüzbin yıl geçtiğinin farkındayım ama başıma gelenleri bilseniz.. bileceksiniz keza pek yakında UK vizesi insanı nasıl delirtir ve havaalanı maceraları ile karşınızda olacağım. Bu sırada en nihayetinde Armagh'a geldiğimizi, şimdilik misafirhanede de olsak başımızı sokacak bir yer bulduğumuzu ve artık bir çalışma masam olduğunu ve işimin ilk gününün kazasız belasız ve hatta gayet rahat geçtiğini belirtmeliyim.

 

Ve evet!
Bu eşşek kadar ekranı olan 
über ötesi Mac 
benim için hazırlanmış!