daraldım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
daraldım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2009 Cuma

teknosa ceksın

Bu sıralar dengem kaydı yine. Bundan bahsedecektim aslında ama Michael Jackson ölmüş, bahsetmeden geçmek olmaz. Mübarek gecede ölmüş, iyi adammış deniyor bi de. Bilemem iyi mi kötü mü. Bu sıralar dünya sadece benim etrafımda dönüyor, maykıl amca diyince şimdi aklıma gelen şey ancak
- hey corç versene borç
- olmaz maykıl, yandan kaykıl
oluyo. İğrencim di mi? Evet öyleyim. Bu daha ne ki? Bu akşam Handbook of CCD Astronomy kitabını aradığımı Ziza'ya anlatmak için kurduğum cümleleri düşününce bu daha ne ki?!?

Salak Teknosa'dan HP Deskjet yazıcı almıştık geçenlerde. Tez meselesine ciddi ciddi el atınca, ekrandan makale okumak vs. eziyet olunca, eve yazıcı şart oluyor. İleride daha iyisini alırız şimdilik işimizi bu görür, diyip 63 TL'ye aldık bi kıytırık bişiy ama sonra bi şekilde renkli lazer printer çıkınca cikletten, HP'yi geri verelim bari dedik. Dedik ama Teknosa'lı üstünzekalı insanlar bize dedi ki: "biz yazıcıyı geri alırız, ancak nakit vermeyiz paranızı çek veririz, üstelik de %15 kesinti yaparız ve bi de içindeki kartuşları açmış kullanmış olduğunuz için onları satın almanız gerekir".
Biz de dedik ki: "diyelim ki kabul: bir renkli bir siyah kartuş kaç para ediyo, bi diyin hele" kabul edeceğimizden değil de olayın saçmalığını göstermek için tabii.
Dediler ki "67 TL"
dedik ki "yani sizden 63TL'ye aldığımız yazıcıdan kurtulmak için üstüne 67 TL daha vermemiz gerekiyor size, öyle mi?"
Dediler ki "öyle"
Dedik ki 1 nisan geçeli çok oldu, toplayın aklınızı başınıza höööööyttt!
Biz böyle diyince akıllandılar, %15 kesintili alışveriş çekimizi verdiler. Biz de o paraya kablosuz klavye ve fare takımı aldık. Aldık almasına da ben yine de sevmedim bunu çünkü bu klavye takılıyo. Mesela geçen gün firefox'da yeni bir sekme açmak için Ctrl+T'ye bastım bir kez ama bu akıllı klavye takıldı ve n~sonsuz adet yeni sekme açtı. Açılan sekmeleri kapatma çalışmam yaklaşık 10 dk sürdü! Bi de mesela bu akşam perişte ile çettirirken de takıldı seksen kere falan filan. Uf uyuz oldum bu klavyeye işte.

Sonra bi de dün gittik office1süperstore'dan yeşil kağıt aldık bana. Çok sevdim kağıtlarımı. Referans makalelerimin bi kısmını o yeşil kağıtlara çıktı aldım, çok güzel oldular, ama bi dolu oldukları için hem kağıtlarım çok az kaldı hem de siyah tonerim azaldı :(

sonra farkettik ki biz bu sene 12 ağustos'ta olsun düğünümüz diye heves ederken ailelerden yediğimiz goller sonucu gelecek yaza ertelediğimiz bu olay ramazana denk gelmekte. Şimdi işin gücün yoksa Perseid'lere de ki 2010'da biraz erken yağar mısınız lütfen? peeehhh! çok keyfim kaçtı!

Gece gece az önce ev halkı ve bir kaç misafirimiz basket oynamaya gidiyoruz diye düştü yola, e malum ben de tek başıma evde kalacak değilim, takıldım peşlerine. Kayseri'de gecenin bi yarısı okul bahçesine dadanmadığım kalmıştı, onu da yaptım tam oldu şimdi.

Sonra başka nooldu acaba diye düşünüyorum... Ha, kuzenim evlendi, bu bahane ile sevdiceği baba tarafımla tanıştırıcam derken kinderden bi de babam çıktı. Singapur'dan gelmiş düğüne, ben de babalar günü hediyesi olarak damadıyla tanıştırdım kendisini. Biraz yadırgadı galiba ama alıştı sonra. Hatta bi ara aştı kendini, gelip isteyeceklerse falan dedi ama "hop dedik abi bu da laf mı yani"

Ha bi de işte maykıl amca ölmüş.
Benim keyfim kaçık, işim çok...
başım ağrıyo, uykum yok, heroes izlemek istiyorum ama memo tv izliyo şimdi. bi de buzdolabındaki karpuzu kestim ama ısınana kadar sevdicek onu yer bitirir muhtemelen. neyse naapalım, afiyet bal şeker olsun.

ha bi de bi deee, hafta sonu ilkokuldaki kankamın düğünü var Eskişehir'de, sevdicekle birlikte oraya gitmek istiyorum, hem yol üstünde Ankara var diye Zerrincim'i de görücez, üstelik teyzem de yazlıktan dönüyomuş, onu da özlemiştim, onunla da hasret gideririz... Ama yine de Ankara sorunlu şehir, herkes ayrı bir ilgi alaka bekliyo o yüzden zor oluyo ama yine de çok özlüyorum herkesi. Özlemeye bi çare bulunmalı. Bu arada bunları yazarken uykum da geldi artık, gidip yatıyım bari.

26 Nisan 2009 Pazar

Dalgalandım da duruldum(?)

Herhangi bir arkadaşıma sinirlenip üzüldüğümde bu kadar kötü olmuyor durum ama söz konusu olan o çok sevdiğim insanlarımdan birisi ise, işte o zaman o azıcık kırgınlık bile gereğinden fazla acıtıyor.. Gözümden düştü mü birisi bi kere, o kadar yüksekten düşüyor ki, tuzla buz oluyor parçaları, aynı güzellikte birleşmiyor bi daha; çünkü çok fazla yukarılara çıkartıyorum, çok fazla el üstünde tutuyorum insanları da ondan oluyor bu işte.. yine ben yapıyorum bunu kendime...

halbuki bi öğrenebilsem hayatı dozunda yaşamayı, ne kadar rahat edicem... ama işin saçma yanı şu ki ben böyle uçlarda dolanmaktan gayet memnunum, varsın insanlar anlamasın, boşversene...

Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin!

17 Ocak 2009 Cumartesi

Herşey herkesle yapılmaz


Cep telefonum oldu olalı, hiçbir zaman birilerini çalırma muhabbetim olmadı. Beni geri arasın diye Zerrin'cimi çaldırdığım zamanlar hariç tabii, onu hala yapıyorum =) Ama kastettiğim şey birbirini çaldıran sevgililer, kankalar, arkadaşlar falan. Ben lisedeyken arkadaşlarımın vardı cep telefonları, ordan biliyorum ki o zamanlardan çok meşhurdu bu, sonra ben üniversiteye başladığımda da biraz yaygındı ama artık kalmamıştır sanıyordum. Türkiye'de ufaklıklarla geçirdiğim zamanlarda gördüm ki hala var bu durum, mantığını anlamam hiç mümkün değil, ama benim de hayatımda zaman zaman çaldırdığım birisi oldu, tek bir kişi, ve onun gerçekten bi anlamı var.

Sanırım sene 2004'dü tanıştığımızda onunla, gündüzleri telefonda konuşmaya ya vaktimiz yoktu ya paramız, akşamları nette dertleşirdik, çok nadiren de telefonda konuşurduk; çok sevindiğimiz bişiy olduğununda, çok canımız sıkıldığında, ya şimdi burda olsan da dertleşsek dediğimizde çaldırırdık birbirimizi. Araya yıllar girdi, hayat girdi, görüşemedik uzunca bir süre ama sonra yeniden devam etmeye başladık kaldığımız yerden...

Az önce çaldırdım onu; içim daralıyor, öyle ki sanki birileri yüreğime bastırıyormuş gibi oluyorum, ellerimle bozağıma bastıran o kösele ayakkabılı bacağı yakaladım ama kaldırmaya gücüm yetmiyormuş gibi boğuşuyorum sanki.. Sanki onu çaldırınca anladı..sanki "tamam geçicek bi sakin ol hele" dercesine geri çaldırdı... Her an herkese yapılan bişiy olsa çok mantıksız olurdu ama şimdi hissettim sanki onu yanımda...

İyi ki varsın minik sincap...100. entry'mde de sen olasın istedim...