26 Kasım 2008 Çarşamba

Günün blogu sevindi ama kırık hala...

Tümünü YaslaEvet, ben blogum blograzzi de günün blogu oldu diye çok sevinebilecek birisiyim. Ne önemi mi var? Hayır Astronomy & Astrophysics'de yayınlanan makalelere benzer bir önemi yok ama bu gece bu saatte bu kadar kırılmışken içim ve bu kadar anlaşılmaktan uzak hissederken kendimi (tıpkı küçük prens gibi), içimi ısıttığı için çok fazla önemi var.

Duygularım, hislerim, halet-i ruhiyem var ya benim.. işte tam da bunlar için çok önemi var! Buraya gelen her bir yorumu görüp sevindiğim ve inatla her gün gelmiş mi diye beklediğim ama gelmediği için üzüldüğüm yorumlar gibi çok önemi var benim için. Benim böyle garip, belki anlamsız, belki ufak, belki çocukça, belki kız işi, belki vakit kaybı ama benim olan mutluluklarım ve üzüntülerim var. Kimilerinin başka önemli işleri var..büyüklerin genellikle...

"Küçük prens yine araya girdi :

“Yani sen gerçekten çiçeklerin o dikenleri kızgınlıktan taşıdıklarına mı inaniyorsun?”

“Hayır, hiçbir şeye inanmıyorum ben. Öylesine söyledim. Şu anda önemli bir işim var."


Hayretler içinde kalmıştı küçük prens.


“ Önemli bir iş mi?“


Beni elimde çekiç, parmaklarim motorun yagindan simsiyah olmuş bir halde o çirkin şeyin (yani uçağımın) üzerine eğilmiş gören küçük dostum:


“İşte şimdi tam da büyükler gibi konuştun“ dedi.


Kendimden biraz utanmıştım.


“Her şeyi karıştırıyorsunuz, karmakarışık ediyorsunuz“ dedi sonra.

Gerçekten kızmıştı. Altın sarısı buklelerini sağa sola sallayarak :

“Kırmızı suratlı bir adamın yaşadığı bir gezegen biliyorum. Adam hiç çiçek koklamamış. Hiç yıldızlara bakmamış. Hiç kimseyi sevmemiş. Bütün vaktini şemalar yaparak geçirmiş. Ve bütün gün “Önemli işlerim var. Önemli işlerim var.“ deyip dururdu. Bundan büyük bir gurur duyardı. Ama o bir insan değil, bir mantar o !" "


Benim de önemli işlerim var çoğu zaman, ama o zamanlarda da aklımın bi kısmı hep çiçeklerin neden dikenleri olduklarını düşünüp duruyor...düşündükçe daha iyi anlıyor çiçekleri, dikenlerini...binbir tedirginlikle emanet ettiğimiz yüreklerimizin emanet ellerde incinme korkusunu ve o tedirginliklerimizi yenebilmek için hep daha ve daha da kendimizden verdiklerimizi..sonra bize emanet edilen yürekleri farkında olmadan, istemeden avucumuzda fazla sıktığımızda hem elimize batan dikenleri hem de incinen o yürekleri..daha iyi anlıyor aklımın o kısmı... benim de önemli işlerim var çoğu zaman, ama o zamanlarda da aklımın bi kısmı hep çiçeklerin neden dikenleri olduklarını düşünüp duruyor hala...

Önemli işlerinizin, şemalarınızın, sayılarınızın, analizlerinizin, fitlerinizin, projelerinizin, makalelerinizin, beyannamelerinizin, ödevlerinizin, bordrolarınızın, raporlarınızın ve koca kalın kitaplarınızın arasına saklamayın kalplerinizi, oralarda unutmayın duygularınızı diye..hala okumamış olan varsa: Küçük Prens - Antoine de Saint Exupéry (tık)

8 yorum:

  1. hala var..

    tüyap kitap fuarına gittiğimde çok aradım, bulamadım :(

    büyücü oz'u can çocuk standında aradım, bulamadım.

    alice geldi sonra. elleriyle ellerimi, gözleriyle gözlerimi tuttu..

    YanıtlayınSil
  2. :))))
    öncelikle tebrik ederim seni. bak biz de günün blogu olmasan tanıyamayacaktık seni, ne güzel oldu :)) güzel bir yazıydı küçük prensi de bilirim :) ah ahh

    YanıtlayınSil
  3. Çok güzel bir yazı. Çok beğendim. Ellerine,yüreğine sağlık. :)

    YanıtlayınSil
  4. ben niye secilmiyorum günün blogu ahahhaha:D
    tebrikler canim:)

    YanıtlayınSil
  5. Çağdaş'cım, noel baba buraya biraz erken geldi, gelmişken senin paketini de bana bıraktı ama adresin yok bende, bi ara mail atarsan sevinirim ;)

    AbRaXaS, ben de bu sayede bi çok yeni blog arkadaşı tanıdım, çok mutlu oldum, teşekkürler.

    Carmen, çok teşekkür ederim.

    Cadıcım, bence kenarda köşede kalmış blogları tanıtma niyetine seçmiş blograzzi bu defaki günün blog'unu, senin öyle bişiye ihtiyacın yok ki.. ;) ama eminim günün en güzel blogunu duyuracakları zaman günün blogu seninki olacak!

    YanıtlayınSil
  6. yok canim ya benim blog amannnn blograzziye ekledim bi allahi kulu bile seyetmedi böhüüüüüüü:D:D
    zaten önemli olan paylasmak:)

    YanıtlayınSil
  7. Bende hiç günün blogu olamadım ve umurumda değil desem çok büyük yalan olur; hayvan gibi umurumda hemde :). Neyse, tebrik ediyorum sizi..

    Bu arada Küçük Prens'in insanın belleğinde bıraktığı tadı şu ana kadar başka hiç bir kitapta bulamadım :)

    YanıtlayınSil
  8. Teşekkürler Hiçkimse..
    Nazar etme ne olur, bekle senin de olur =P

    YanıtlayınSil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.