31 Mayıs 2009 Pazar

DAT



Bir gün gelir bir gün geçer
Bazı şeyler hiç ama hiç değişmez
Her geçen anın sonunda hala
Alışamadım yokluğuna...

Sana sarılmayı özlüyorum hala... Çünkü ağlama özgürlüğümün olduğu tek yerdi orası. Üzülünce de, sevinince de, canım acıyınca da, o kocaman omuzunla göğsün arasındaki yer başımı yumarak ağlayabildiğim tek yerdi..senin kucağın... Annemin kucağında ağlayamazdım; üzülürdü. Sonradan öğrendim ki sevgilinin kucağında da ağlanmazmış... Bir gün gelir, bir gün geçer; bazı şeyler hiç ama hiç değişmez... Şimdi burda olsaydın ben yine senin Çilli, Pilli, Dilli, Zilli, Kızıl Kızın olarak gelir otururdum kucağına 27 yılın verdiği tüm ağırlığıma rağmen, ve sen yine derdin, yaşlandım artık ağrıyor her yanım, diye, ama ben burnunu öperdim senin, sen benim çenemi...

Kapıyı çalışından anlardım senin geldiğini, koşa koşa gider açar, atlardım üstüne. Senden sonra öyle kocaman üstüne atlayabileceğim kimsem olmadı. Yanında öyle ağlayabildiğim kimsem de...

Bir gün gelir bir gün geçer; bazı şeyler hiç ama hiç değişmez. Her geçen anın sonunda hala alışamadım yokluğuna...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.