3 Haziran 2009 Çarşamba

Ekmek veya ekmemek

Tam işler sakinleşti derken yine türediler bi anda! İki makale, bir kitap özeti, ve bir tez yazımı var gözümüzün içine içine bakan. Üstüne bir de vize işlemlerinin koşturmacası, Almanya'da yapılacak görüşmelerin randevu mailleri ve seksen kere kaybedip seksenbir kere yeniden yazdığım Almanya'dayken yapılacak işler ve mutlaka getirilmesi gerekenler listesi...

Ha bi de sabah & öğle & akşam ve hatta ikindi & kuşluk vakti ve neredeyse sahurda(!?!) bile ha bire yediğimiz ekmekler sayesinde aldığım kilocuklarım ve bu nedenle fotoğraflarda görüp görüp gıcık olduğum bir gıdığım var artık. Kayseri sokaklarında sabah koşusuna çıkamayacağıma göre müziği açıp dansettiğim günlere yeniden merhaba demem gerek ama evde olduğum her an çalışmam gerek baskısı yüzünden değil spor yapmak, iki dakka nette gezsem bile vicdan azabı duyuyorum. Üstelik bi de araya bu Almanya seyahati girdi ki tam oldu. Oh oh yerleşin kilocuklarım, sakın terk etmeyin beni e mi! Allahım nooldu benim o "azcık kilo veriyim" diyip 5 günde kolayca kurtulduğum kilocuklarıma? Nerden çıktı bu zalimler, neden hep ekmek hep ekmek? Argghhhh!!!! Ey kendim; neredeyim? Bu ben olamam, oyyyyy!!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.