27 Aralık 2010 Pazartesi

Uçuyoruuz

Bol dersli, bol alışveriş kaçamaklı, akşamları arkadaşlarla hasret giderilen, özlenilen bazı yerlerde dolaşılan bir Bonn kaçamağı, pardon yaz okulu demek istedim, sona erdiğinde tabii ki elimizde bi dolu fazla eşyamız vardı. Hafta ortası gibi durumu fark edip bir koca kargo göndermiştik zaten Armagh'a ama son gün son dakika işlerimiz olmazsa olmaz, bir ko0li daha çıkardık. Sabah kahvaltısına sevgili Ziad ve Elena gelmişlerdi, Goffredo ve Isadora ile ortak arkadaşlara sahip olmak böyle de keyifli bir etkinliğe vesile olmuştu. bir yandan eski dostlarla keyifli bir pazar kahvaltısı yapıp bir yandan da öğleden sonraki uçağa yetişebilmek için valiz hazırlıklarına girişerek, yine koşuşturmacaları bir son gün yaşadık Bonn'da, geriye de koca bir koli bıraktık Goffredo ertesi gün bizim adresimize postalasın diye.

Uçağa gidişimiz sakin oldu aslında, çünkü şehir merkezine gidip otobüsü yakalamak ve bu aradad zilyon tane valizle boğuşmak işimize gelmediğinden havaalanına taksiyle gittik. Yaz okulundan verdikleri harçlık gerçekten de işe yaradı =)

Havaalanında valizleri verirken önceden satın aldıklarımıza ek bir bagajımız daha oldu. Derdimiz aktarmalı uçuşlarda bu fazla bagajın sorun çıkarmamasıydı.
WOS: Bu fazla bagaj için sadece bi kere ödeme yapıyoruz değil mi? Londra'da tekrar ödeme yapmamızı istemeyecekler değil mi?
Görevli: Yok, hayır, öyle birşey olmayacak. Siz Londra'daki görevlilere bu makbuzu gösterdiğinizde sizden bir daha ödeme yapmanız istenmeyecek.
Peki, ablanın sözüne inandık, güvendik, fazla bagaj ücretini bayıldık.
Londra'ya varıp da Belfast'a doğru yeniden check-in'e girdiğimizde tam da akıllardan geçen şey oldu.
Görevli: Bu ödeme sadece Bonn-Londra uçuşunuz için geçerli, Londra-Belfast uçuşunuz için bir kez daha ödeme yapmanız gerekiyor.
WOS: Hasbinallaaaaaah!
Mevcut tüm şekillerde itiraz etmemize rağmen görevli nuh dedi de peygamber demedi. Naapalım, bari Bonn havaalanında yaptığımız salaklığı biraz olsun azaltalım. Bir şekilde valizleri birleştirelim de hem fazla bagaj hem fazla kilo ödemek yerine sadece fazla kilo ödeyelim. Gidip civardaki dükkandan büyükçe bir valiz satın aldık, kimi eşyalardan vazgeçmeye çalıştık ama bunlar birkaç bedava uçak dergisinden öteye geçmedi. Sonunda bir şekilde ayarladık ve sıraya girdik. Sıra tam bize geldiğinde iki farklı banko boşaldı. OnurCUM, önceden konuşmuş olduğumuz bize ödeme yapmamızı söyleyen görevliye gitmemizi önerdi ama ben görevlinin boğazına tırnaklarımı geçirip fışkıracak kanlardan ne kadar zevk alacağımı düşünmekte olduğumu farkedip diğer görevliye gitmemiz konusunda ısrar ettim. Ne de olsa yeni bir görevli yeni bir bakış açısı ve yeni bir şans demek olabilirdi. Keza öyle de oldu. Adam valizleri aldı, fazla valizi de aldı, ve bizden para falan istemedi. "Emin misin?" dedik "Amca bizi yakma sonra?", "Yok yahu ödemişsiniz ya zaten" dedi, kocaman bir ohhh çekip deriiiin ve uzun bir küfür savurduktan sonra diğer mal müdürüne, pardon görevliye demek istedim tabii ki, uçağa bindik ve yeni hayatımıza doğru yol almaya başladık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.