blogspot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blogspot etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2010 Çarşamba

Fani okura mektup

Selamınhello ey sevgili fani okur,

Arada sırada blogun sağına soluna bişiyler ekliyorum, sonra vaz geçip kaldırıyorum felan derken sana da bir mektup yazayım dedim. Farketmişsindir ki İsrail günlükleri bi an önce bitsin diye elimden geldiğince yazmaya çalışıyorum her fırsat bulduğumda. Ne var ki senden ne bir ses ne bir soluk. Ancak işte bi hatamız olursa düzeltmek için yazan bir adam çıkıyor, o da belki. Naapsam naapsam da seninle biraz daha etkileşime girsem diye karaları bağlama hedefiyle düşünce alemine dalmışken yazı sonunda görmekte olduğunuz yıldızlar geldi aklıma (bundan daha rezil cümlelerim de oldu ama bunu da ayrıca not etmem gerek sanırım bir kenara). Çoğu kimse yazıları okumak için readerdan bile çıkmasa da en azından siteye gelenlerin birer minik tık'a üşenmeyeceğini umuyorum. Yıldızları bekliyorum!

Yakın zamanda eklediğim bir diğer yenilik de sağ tarafta duran arama kutucuğu. Bu kutucuk aslında en çok benim işime yarıyor sanırım ama yine de senin de aklına gelip de bulamadığın yazılar varsa, arşivde aramak artık daha kolay.

Son haber ise cadının da formspring furyasına dahil olduğudur. Onu da sağ menüye tıktım, sağ menü ne zaman patlayacak merak ediyorum doğrusu. Neyse, yorum yazmıyorum ama soracak sorularım var diyen sevgili fani okurlar için de bu kutucuk göz kırpmakta.

İsrail günlüklerinin son iki gününü de bir an önce bitirip günümüze dönebilmek dileğiyle,
Sevgüler...



24 Ekim 2008 Cuma

Verimli gün + kötü haber

Bugünü oldukça verimli geçirdim. Sabah koşuya gittik yine, gerçi koşmak yerine yürüdüm çünkü soğuk hava her ne kadar ayıltsa da insanı ,ciğerlere girince ağrı verebiliyor hastayken. Zaten bir yerden sonra ben oturdum Elena diğer köprüye kadar koştu, ama gelirken beraberinde altın dişli bir Kazak çocuk getirmiş. Önce arkadaşı sandım ama baktım bizimkinin yüzü bi garip, nerden çıktı bu dedim, meğer peşine takılmış. Tabii benim iki terslememle çocuk tabanları yağladı. Bu tür durumlardan sıyırlmayı beceremeyenlere şaşırıyorum...

Yürüyüş sonrası odaya geldiğimde öyle yorgun ve uykulu hissettim ki kendimi, hızlıca Ece'nin bugünkü yazısını okuyup bi de Mr. Rude nette mi diye bakıp hemen yatağa atladım, 11'e kadar uyudum, bi de Kuschel Rock müziklerini dizdim iTunes'a, uyurken dinlediğim müziğin türüne göre değişiyor rüyalarım..tatlı tatlı rüyalar gördüm sabah sabah...

Kalktım derse gittim, hoca CT başlamamış, sinirlendim. Neden bastıra bastıra CT olacak diyip erken başlarlar bilmem, 15 erken gidip sınıfta oturmayı sevmek zorunda mıyım? Grrr! Neyse bikaç duyuru yapmış hoca, arta kalan notları vardı tahtada. Şöyle ki;
Handouts:Tu
online
or @office
Arka sıradakilere sordum, çocuklardan biri tam cevap verecekken yanındaki kız , ki tavrından anlaşılan o ki seviglsi oluyor, atılıp "biz bilmiyoruz" dedi. Böyle uyuzlar bi tek bizim civarlarda var sanırdım, malum bunlar kıskanma özürlü insanlar oldukları için, hem şaşırdım kızın tavrına hem de sinir oldum. Bilmiyoruz diyceğine bari cevabı verseydi, ben zaten doğrudan bir kimseye sormamıştım ki. Uf neyse, anlamadım ne olduğunu, eve gelince baktım dersin web sayfasında da bişiy yok =/ Pazar günü diğerlerinden öğrenirim artık.

Hemen ardından nükleer fizik dersinin uygulamasına girdim. Hem ders hem de ödev soruları almanca olduğu için kuduruyodum ama asistan sonunda kabullendi kendisi için yaptığı tercümeyi bana da göndermeyi. Gelecek haftadan itibaren ben de ödevlerimi yapıcam yani. Asistan Georgia'lıymış, bu ülkeden de geçen hafta Frankfurt'a giderken bizimle gelen Eka sayesinde haberdar oldum, o da Georgia'lıydı. Rusya bu yaz çok feci bi operasyon gerçekleştirmiş bu ülkeye ama detayları araştırıp öğrenmeye vaktim olmadı henüz. Ptesinden sonraya saklıyorum...

Ve günün en sıkıntılı ama bi o kadar da güzel zamanı kozmoloji dersinin uygulaması oldu. Geçen koca bi sene boyunca kendime ne kadar haksızlık ettiğimi anladım. Bu seneki uygulama sınıfımda benim gibi Master öğrencileri var. Onların Bachelor'ı fizik mi astronomi mi bilmiyorum ama Emilio'nun "E bunu nasıl olsa biliyosunuz di mi" dediği konulara benim geçen sene verdiğim tepkileri verdiklerini görünce içim rahatladı. Bir de artık bu konularda da biraz bilgi birikimim olduğu için anlaya anlaya katıldım derse, hem de bugün Emilio'nun yaptığı genel tekrar Ptesi günü gireceğim sınavın konularını içerdiği için çok daha verimli oldu. A bi de dark matter galaksi kütlesinin %70 inden de fazlasını oluşturuyor diyorduk hep ama bugün biraz daha irdeledim de daha iyi yerleşti aklıma ama epeyi çokmuş yahu! Karanlık maranlık ama a3/p2 deki 3 kuvveti alt ediyor bi başına, gizli saklı işler çeviriyo adından da anlaşıldığı üzere.

İnternet dünyasının kişiselleşmesinde büyük rolü olan ve Web 2.0 dünyasının en yoğun şekilde kullanılan internet günlüğü (Weblog, Blog) servisi blogger.com‘a Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği erişim engellendi.

Servisin ana etki alanı blogger.com ile birlikte kullanıcıların günlüklerini yayınladıkları alt etki alanlarını barındıran blogspot.com etki alanına da erişim tüm alt etki alanları ile birlikte engellendi.
(http://www.ntvmsnbc.com/news/463683.asp)

Bu demek oluyor ki Gmail'ınızın reader ayarlarına girip okumak istediğiniz blogger veya blogspot sitesini subscribe etmediğiniz taktirde bu satırları okuyamıyosunuz Türkiye'de... Bilenler bilmeyenlere anlatsın...