mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mektup etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2010 Çarşamba

Fani okura mektup

Selamınhello ey sevgili fani okur,

Arada sırada blogun sağına soluna bişiyler ekliyorum, sonra vaz geçip kaldırıyorum felan derken sana da bir mektup yazayım dedim. Farketmişsindir ki İsrail günlükleri bi an önce bitsin diye elimden geldiğince yazmaya çalışıyorum her fırsat bulduğumda. Ne var ki senden ne bir ses ne bir soluk. Ancak işte bi hatamız olursa düzeltmek için yazan bir adam çıkıyor, o da belki. Naapsam naapsam da seninle biraz daha etkileşime girsem diye karaları bağlama hedefiyle düşünce alemine dalmışken yazı sonunda görmekte olduğunuz yıldızlar geldi aklıma (bundan daha rezil cümlelerim de oldu ama bunu da ayrıca not etmem gerek sanırım bir kenara). Çoğu kimse yazıları okumak için readerdan bile çıkmasa da en azından siteye gelenlerin birer minik tık'a üşenmeyeceğini umuyorum. Yıldızları bekliyorum!

Yakın zamanda eklediğim bir diğer yenilik de sağ tarafta duran arama kutucuğu. Bu kutucuk aslında en çok benim işime yarıyor sanırım ama yine de senin de aklına gelip de bulamadığın yazılar varsa, arşivde aramak artık daha kolay.

Son haber ise cadının da formspring furyasına dahil olduğudur. Onu da sağ menüye tıktım, sağ menü ne zaman patlayacak merak ediyorum doğrusu. Neyse, yorum yazmıyorum ama soracak sorularım var diyen sevgili fani okurlar için de bu kutucuk göz kırpmakta.

İsrail günlüklerinin son iki gününü de bir an önce bitirip günümüze dönebilmek dileğiyle,
Sevgüler...



31 Ocak 2009 Cumartesi

Scroll up beybi!

Yazarsın, yazarsın sayfalarca; derdini anlatabilmek, daha iyi anlaşılabilmek, aklına gelen tüm yanlış anlamaları ortadan kaldırmak, onu anladığını anlatabilmek, kendini anlatabilmek için; yazdıkça yazarsın, yazarsın sayfalarca... Sonra onu verdiğin hödük, "bu ne kadar uzun yaa, okuyamam ben bu kadar uzun şeyi" der ver okumaz! Okumaz adam cidden! Ne inanılmaz, ne sinir bozucu bişiydir! Ya da kimileri de vardır ki doğrudan açıp sonunu okurlar. Bu ikinci kategoriye giren sevgilisine mektup yazdı bir arkadaşım, ama son satırlar şöyleydi;
"Üzgünüm ki beklentilerinin aksine son satırlarda kayda değer bişiy yazmadım. Başını okuman gerekiyor; scroll up* pls!" :)
Uzunca bir süre bu scroll up espirisi döndü durdu aramızda ama en sonunda benzer bir hayvanlığı ben yaptım bugün. Ama "çok uzun, okuyamam, sıkılırım, vs." diye değil, dayanamadığımdan...önce son sayfayı okudum. Sonra döndüm ilk sayfadan başladım okudum, bi daha okudum, okudum bi daha, bi daha, bi daha... Benim değil mi, istediğim kadar okurum, kime ne?

Kimi davranışlar kimi zaman kabul edilebilirmiş, istisnalar olabilirmiş... İstisna olabilir miyim?

*e-mail olması münasebetiyle