zaman zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2009 Perşembe

Merak Ettikleriniz - 1

Bir saat olsaydım çocuklara neler anlatırdım?

- Ben olmasam hayatı düzenlemenin çok daha zor olacağını, insanların mesela "Güneş ufuktan 15derece yukarıdayken Venüs Cafe'de buluşalım" gibi zamanlamalarının bulutlar kaplı bir gözyüzünde işe yaramayacağını
- Yapmaları gereken işleri son dakikaya bıraktıkları zaman, onları cezalandırmak için daha hızlı ilerlemediğimi ama onların böyle hissetmesinin muhtemel olacağını
- Annelerinin 'yatma vakti geldi' dediğinde gerçekten yatmaları gerektiğini çünkü o vakitte benim de uykumun geldiğini ve yeterince uyumazlarsa yeterince büyüyemeyeceklerini
- Neden uzun olana yelkovan, kısa olana akrep dediğimi(Yalvaç Ural bu konuda hoş bir yazı yazmış)
- Sindirella'nın vaktini iyi değerlendirmediği için yaşadıklarını ve Harikalar Diyarı'ndaki beyaz tavşanın acelesini
- Akrep ile yelkovanın aşkını, ve birbirlerine her bir saatte ancak bir dakika sarılabilecek olmanın hüznünü ve sevincini
- Saniyem ilerledikçe çıkan sesten korkan insanlar olduğu
- Hiçbirşey yapmadan sadece bana bakarak zamanın geçişini izleyebilecekleri ama aynı sürede dünyanın başka yerlerinde kimi insanların çok önemli formüllerle dünyanın geleceğini değiştirmek peşinde olduklarını
- Yaraların kapanması, hastalıkların iyileşmesi, acıların geçmesi, kırgınlıkların unutulması, dostukların bitmemesi ve yemeğin pişmesi için ne kadar zaman gerektiğini
- Geçmesini istediğimizde bizimle inatlaşan, geçmesin istediğimizde de alelacele koşup giden zamanla iyi anlaşabilmek için neler yapmaları gerektiğini
anlatırdım.
Bir saat olsaydım bunları bilirdim heralde...


*** *** ***


Evet sonunda ben de Google Analytics verilerini blogda kullanmaya başladım. Niyetim, ısrarla aynı şeyi arayıp benim bloğuma yönlendirilenlere veya ilginimi çeken arama başlıklarına değinmek. Bir tür okur mektuplarına cevaplar tadında olacak bu sanırım. "Bir saat olsan çocuklara neler anlatırdın" diye arayıp duruyor insanlar, ben de merak ettim aradım, yok öyle kayda değer bişiy, bari ben yazıyım dedim...

4 Şubat 2009 Çarşamba

sihir, sabır ve an meselesi


Sabredemiyorum her zamanki gibi. Suyun bir girdap oluşturup süzüle süzüle delikten akıp gitmesini izlemeye tahammül edemiyorum. Herşey bir anda olmalı. Su bir anda kaynamalı mesela, veya buzlar bir anda çözülmeli, bir anda açmalı çiçekler, bir anda ölmeli ölecek olan, bir anda çekip çıkarmalı bıçağı sapandığı yerden ve bir anda yok olmalı, bir anda var olmalı. Sihir olmalı her yerde ve herşeyde. Hepsi bir anda olmalı, en kuvvetli sihir gibi! Sihirlerim bir anda işlemediği zaman, zamanla gerçekleşecek olan sihirler uyguladığım zaman, işte böyle zaman zaman zaman... Dayanamıyorum ben zamana! Düşünüyorum da bazen, çocuğum olsa adını asla zaman koymam, zaten 9 ay da bekleyemem ben herhalde, çocuk da bi anda olmalı! =)

1 Şubat 2009 Pazar

salak

Bi insan salaksa salaktır. Zaman zaman bunu unutabilir, zaman zaman etrafındakiler ona çok akıllıymış gibi davranabilir, zaman zaman takdir edilebilir, zaman zaman kendini akıllı sanabilir. Ama bir insan salaksa salaktır. Yapacak bişiy yok. İnsanın kendini bilmesi önemli bişiydir. Ve sanırım iyi de bişiydir. Ben biraz unutmuş muydum? Yok aslında unutturmuyor insanlar sağolsunlar, hep aklımda ama, bazen inadıma inadıma, gözüme gözüme sokuyorlar salak olduğumu. Salağım, yapacak bişiy yok, bu yaştan sonra değişmez artık!