25 Mart 2010 Perşembe

Pazartesi'ne kadar kalacağımız ve doğumgünümü de orada kutlayacağımız umuduyla gitmiştik Ankara'ya. Fotoğraf makinemizi, yedek pantolon ve t-shirtlerimizi, tamire bırakılacak asuman'ı ve hatta doğumgünümde belki süslenirim diye makyaj malezemelerimi bile almıştım yanıma. 
Ne oldu? Bok! 
Hastanede geçen bir gün, ve ertesi sabahtan otobüse binene kadar beni deli eden konuşmalardan başka hiçbirşey. Anneannemle dedemi görüp, iki öpüp koklayıp, biraz sohbet edip nazlarını çekecek kadar bile toleransım kalmadığından eve uğramaya bile cesaret edemeyip döndüm işte. Doğumgünü mü? Ailecek kutlanacak sevgi dolu bir gün, akşam yemeği ve pasta? 
Aile palavrasını ne zaman aklımdan çıkaracağım bakalım. Daha önce de defalarca denemiştim ama sanırım bugünlerde cesur kararlar almaya yatkın olduğum bir dönemdeyim ki sessizce çıkartıyorum insanları kalbimden, alıveriyorum insanlara verdiğim taçları bir anda. 

Bir ben varım, bir de ben işte. Var olmak zorundayım, bu yüzden varım. 

Tezi bitir, arada bir facebook'tan eski arkadaşlarla sohbet et, formspring'le keyiflen, belki bir kaç film izle, bol bol kitap okuyup soyutla kendini dünyadan, spor yapıp eski şekline kavuş yeniden, kendi damak tadına uygun sebzeler falan pişir arada stres at, msn'e girip saatlerce sohbet et yeni tanıştığın insanlarla (en güzel sohbetler birbirini tanımayan insanlarınkidir demişti birisi bi keresinde, çok doğru: fazla tanışıklık sonrasında ne var ne yok, bugün nasıl geçti'den ibaret kalıyor sohbetler), belki temizlik falan yap arada... Tamam işte, hayat bu zaten. 

Cuma günü güzel bir haber bekliyorum, olursa hayat nasıl değişecek bakalım? 

2 yorum:

  1. Aileden uzak durmak iyidir. Benim planımda da bu var açıkçası.

    Doğum günün kutlu olsun. İyi ki doğdun.

    YanıtlayınSil
  2. Teşekkürler pippi haşmet. Bu yıl ikinci kutlayan oldun :) Gerçi daha vakit var :)

    Tutsi bey amca, saçmalamayınız bitte. Salakça soru sorma hakkınızı kendi kendinizin elinden alırsanız salak msn muhabbetlerinin ne tadı kalır? Kaç kulağın var? diye sorduğum insanları biliyorum ben :))) Ayrıca listenizdekilerin hepsi yarı yaşınızdaysa, ki bu 18 ediyor sanırım, sonsuz dalga geçme hakkınız vardır bence :) olgun ve gençleri tiye alan adam modeli, gençler için sinir bozucu olabiliyor ama yapması çok eğlenceli! Ha sonrasında gönül almak için uğraşmanız gerekebilir ama gençler kendileriyle dalga geçen insanların dibinden ayrılmadıkları gibi kendilerine değer verenlerin canına okumayı tercih ediyorlar gibime geliyor. Ben mi? Yok 18'imde değilim ama 36 da değilim henüz :) Destan yazdım yahu.

    YanıtlayınSil

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.