Voodoo Girl ve stZiza'nın iki mimi var üzerimde, yüzyıllardır bekliyor...
Takip ettiğim blog yazarlarının neye benzediği ve hangi yıllarda yaşamak istediğim hakkında iki mim... yazmaya kıyamamak böyle oluyor işte. Daha önce yazmaya kıyamadığım mim de en sevdiğim kitaplarla ilgiliydi.
Mimlerimi unutmadım, aksine sık sık aklıma geliyor, haber vereyim dedim :)
yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Mayıs 2009 Salı
20 Nisan 2009 Pazartesi
Yaz dostum
Yahu 2-3 gün internetsiz kaldım yine yazıp durmuşsunuz bloglara! Eskiden haftasonu girince araya millet gezip tozmaktan falan fazla yazmazdı bloglara, şimdi o da yok, anlamadım ki :))) Tamam yazın yazmasına da yetişemiyorum artık, durum vaziyet feci bir hal aldı. Malumunuz, artık yurttaki odamda geçirdiğim depresif günlerdeki gibi sabahtan akşama kadar pc karşısında an be an blgo okuyamıyorum. Ha geldiğimden beri okumam gereken iki makaleden de ancak birini okuyabildim; hasta oldum, sınav vardı, ödev çıktı bık bık bık tık tık tık nedenleriyle ama yani yine de böyle olmaz ki! Geçen hafta okunmamış yazı sayısı reader'ımda 1000+ idi, neyse ki önce 989'a sonra 723'e sonra da 300 küsürlere düşürmüştüm ama şimdi yine bi baktım ki 530 olmuş! Tamam "zilyon tane blog takip edersen sonu böyle olur" diyebilirsiniz ama, başladım mı bırakamıyorum, bi de hali hazırda takip ettiklerim yetmezmiş gibi hala daha yeni bloglar keşfedip onları da ekliyorum ki oy anam oy... Ya siz biraz daha yavaş yazın ya da ben bi an önce organize olayım ve hızlı hızlı okuyayım hepsinizi. Evet evet en iyisi bu... Çünkü yazmayın diyemem yani merak ediyorum, keyifle okuyorum... Amaaan, siz bana bakmayın, yazın anacım. Ben okurum, siz yazın yeter ki.
Bakalım yarın erkenden okula gidip orda çalışma hayalim gerçek olabilecek mi?
Kıssadan hisse: yorum yazmayan takipçilerinizi takip etmiyor gibi düşünmeyin, okumaya yetişemiyor olabilirler tıpkı benim gibi. Yorumları da içimizden yapıyoruz artık naapalım...
Bakalım yarın erkenden okula gidip orda çalışma hayalim gerçek olabilecek mi?
Kıssadan hisse: yorum yazmayan takipçilerinizi takip etmiyor gibi düşünmeyin, okumaya yetişemiyor olabilirler tıpkı benim gibi. Yorumları da içimizden yapıyoruz artık naapalım...
20 Şubat 2009 Cuma
Yanaklarımın mevsimleri ve contalar
Buralarda pek çaktırmamaya çalışsam da geçen ay bolca sulu bir mevsim yaşadı yanaklarım. Bunun nedenini gözlerimdeki contaların bozulmasına bağlayan Zerrin'cim bana 3 adet, cillop gibi, kullanılmamış, taptaze conta göndermiş*. Zaten söylüyodu yolladım diye, gerçekten de yollamış, buyrun işte aha da ispatı!
Aslında yanaklarımın mevsimi çoktan pembe baharlara dönmüş ve 1 aydan az bir zamanda da yaz çiçekleri açacak olduğu için pek gerek kalmadı şimdi bu contalara. Yine de tabii ki, bunları da acil yardım çantamıza koyuyoruz, keza bu sonbaharlar öyle edepsiz ki, en istenmeyen zamanlarda gelip bir anda heryerin sular altında kalmasına neden olabiliyorlar.
* Yılbaşından bu yana 11 farklı kişiye gönderdiğim onca postaya rağmen benim postakutuma gele gele bu contalar geldi ya, ne diyim... Ben yine de devam edicem sizi hatırlamaya, postakutunuza zaman zaman uğramaya; varın siz bi postaneye gitmeye üşenin; ben yine de seviyorum sizi, tembel arkadaşlarım benim.
* Yılbaşından bu yana 11 farklı kişiye gönderdiğim onca postaya rağmen benim postakutuma gele gele bu contalar geldi ya, ne diyim... Ben yine de devam edicem sizi hatırlamaya, postakutunuza zaman zaman uğramaya; varın siz bi postaneye gitmeye üşenin; ben yine de seviyorum sizi, tembel arkadaşlarım benim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)