20 Şubat 2009 Cuma

Ruya

Garip garip rüyalar gördüm yine ama huzurlu mutlu uyandım bu sabah. Geçen seferkinin aksine anlamlandıramadığım bi huzur var. Aslında şu sıralara huzursuz olmam zaten çok saçma olurdu, herşey o kadar yolunda gidiyor ki. İnşallah bi aksilik çıkmazsa çok daha da güzel olucak.

Rüyamda bi dolu pencere açıyordum, bir evin nerdeyse 20-25 tane penceresi vardı ve ben gidip 10-15 tanesini açıyordum sonuna kadar, temiz havayı çekiyordum içime. Pencerelerden birinin önünde bi akvaryum vardı. Sonra Tandoğan metrosuna benzer bir yerde koşa koşa aşağı iniyordum metroyu yakalamak için ama yakalayamayacağımı fark edince "aman neyse" diyordum ve o anda orası bir evin geniş kocaman girişine dönüşüyordu. Sonra birdenbire kendimi bizim sitedeki apartmanlardan birinin en üst katında buluyordum çünkü pencereden görülen manzara öyleydi ama evler farklıydı. OnurCUM beni Ziza'nın annesiyle tanıştırıyordu, elini öpsem mi öpmesem mi bilemiyordum çünkü yaşının ileri olduğumu bilmeme rağmen çok genç görünüyordu, bunu bir jest olarak mı yoksa yol yordam bilmemezlik olarak mı algılar karar veremiyordum.

Garip bi rüya. Gerçi rüyanın garip olmayanı yoktur heralde. Bi kere merdivenlerden aşağı inmek hiç de hayra yorulmaz ama azcık indim, çok değil, zaten sonunda yetişemeyince kendimi en üst katta buldum :P Sonra mesela ben Ziza'nın annesini de hiç görmedim. Sanırım blog da bir fotoğrafı vardı, ordan mı aklımda kalmış artık nedir bilmiyorum. Amanın saat kaç olmuş ben burda size rüya anlatıyorum! Gitmem gerek acilen, detayları ve güzel haberleri yakında anlatacağım, sıkı durun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

İki kelam etmeden gittiğinde üzülüyorum ben.