4 Haziran 2012 Pazartesi

RedWitchs

Selam Millet!

Yine uzun bir aranın ardından yeni bir atraksiyonla karşınızdayım! Geçen kış etamin yaparak başladığım el yapımı ürünlere bu yaz kapı süsleri ve dekupajlarla devam ediyorum. Herşey güzel ama zaten minik evimizde bu sevimli şeyleri koyacak yerimiz kalmadı ne yazık ki. Burdaki vakıflar da bana göre über yavaş ve aksak çalıştıkları için ürünlerimi onlara vermekten vazgeçtim ve sonunda ETSY'de bir dükkan açtım! 

Ürünlere hızlıca göz atabilesiniz diye bakın yan tarafa da bir minik eklenti koydum. Eh artık bi zahmet gider bakarsınız di mi? 
Tabii ki Facebook sayfamız da var! Üstelik 50. beğenene bir de süpriz hediye! 

Hediyeden söz açılmışken ne zamandır sabırla beklediğim bir şey gerçekleşti ve benim tüm bu sıkıntılarımı, sevinçlerimi, dertlerimi, gezilerimi merak eden 200. kişiye ulaştık. Sevgili Elizan bana iletişim bilgilerini gönderirsen sana minik bir hediye ile teşekkür etmek istiyorum. Mail adresim yan tarafta yazıyor olsa gerek ama yine de vereyim: witchieofstars@gmail.com

Daha yazacak çok şeyim var, biliyorum hala Kore günlükleri bekliyor beni ve bir de mim'im var yazılacak. Yazacağım, sözüm söz ama nasıl ve ne ara olacak bilmiyorum. İşin garibi bu sıralar yazmaktan ziyade okumak geliyor içimden hep. Şu "On bir dakika" bir an önce bitse de yeni bir kitaba yelken açsam istiyorum. Ne dersiniz hazır kraliçe hazretleri şerefine haftanın ilk günü tatil olmuşken bitirebilir miyim acaba?

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Aradığınız Emlak Hurriyetemlak.com'da!

Emlağa dair her şeyi tek çatı altında buluşturan www.hurriyetemlak.com, çok seçenekli güncel ve detaylı ilanlarıyla, gelişmiş arama özellikleri ve kullanıcı dostu tasarımıyla, sektöre dair güncel haberleri ve istatistiki bilgileriyle, tam anlamıyla emlak sektörünün nabzını tutuyor.

Satılık ve kiralık daireler, ofisler, iş yerleri ve tüm konut projelerini bulabileceğiniz www.hurriyetemlak.com, sunduğu çok sayıda seçenekle size aradığınız emlağı mutlaka bulma olanağı sağlıyor.

İlanlarda okul, hastane, restoran, alışveriş merkezi gibi çevre bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Video desteğiyle gayrimenkulü içindeymişcesine izleyebiliyorsunuz. Baktığınız evin ya da iş yerinin net konumunu harita üzerinde görebiliyorsunuz.

Bu kadar kolaylık ve çok seçenek varken www.hurriyetemlak.com’da, aradığınız emlağı ya da emlağınızın talibini bulmanız an meselesi!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

11 Mayıs 2012 Cuma

Annelerimize çok şey borçluyuz

Az önce mail geldi D&R'dan. Konu da bu: Annelerimize Çok Şey Borçluyuz.

Ben sinirleniyorum böyle şeylere yaa. Borçlu falan değiliz. Neden borçlu olalım? Bebe halimizle biz mi dedik bana mama yedir, altımı temizle vs. vs. vs. diye? Ben mi dedim annemin yumurtalıklarına tekme atıp "huuu hanıııım, hadi beni dölleyin de bebek olayım da beni doğur ciyak ciyak da sonra günlerinin gecelerinin ızdırap haline gelmesine sebep olacak yorgunluklar sunayım sana, bir dolu masraf yap benim için, en iyi okullara gönder falan da fıstık" diye? Yoksa annem babam "ya hayatımız böyle fazla sakin, evimize neşe gelsin, bir minik bebeğimiz olsun da onu büyütelim, büyüdüğünde de bize baksın" diye düşünüp mü dünyaya getirdi beni? İkincisi di mi? Heh evet canlarım ikincisi. O zaman neden ben borçlu oluyorum? Dünyaya getirdinse bakacaksın bir zahmet. Hayvan değilsen sokağa atacak halin yok ya.

Her şeyden bir dram her şeyden bir eziklik hali çıkarmaya pek meraklı bir milletiz. Anneler gününde annemizi mutlu edelim pek tabii. Ve bittabii ki anneler günü olmasa da annelerimizi babalarımızı mutlu etmeye çalışalım. Ama bu bir BORÇ olduğu için değil, sadece ve sadece onları sevdiğimiz için. Hepsi bu. İşi alacak verecek meselesine, borca çaputa dökmenin alemi yok.


Şimdi bunu okuyunca vay efendim ne ruhsuz ne sevgisiz cadı bu diyenler çıkabilir içinizden. Ben de onlara sormak isterim ki "Siz salak mısınız arkadaşım?" ve hatta eklerim, "anlamamışsın, bi daha oku" diye. İkinci okumanın üstüne yine anlamamışsan zaten anlamazsın daha da, vazgeç boşver.

27 Nisan 2012 Cuma

MAL

Salak herif yaa!!!

Herşeyden önce dedi ki posteri görmek okumak istiyorum. Ben de şaşırdım, "emin misin, gerçekten mi?" dedim. O da "Evet, tabii ki. Unuttun mu üstünde benim de adım olacak" dedi. Çünkü özeti okumaya niyeti yokken "bak ama senin de adın olacak üzerinde, ona göreee" diyip kafalamıştım. Bu da güya oraya gönderme yaptı. Ama sonra nooldu? Hiç! Veri analizinde olması pek az muhtemel bir hata olduğunu iddia etti ve sonrası derin bir sükunet! Posteri bitirip gönderdim ama ses yok! Ya bastırıcam artık gerizekalı herif, okusana şunu, yorum yapsana üzerinde, düzeltmelerini göndersene! Yok! Yok da yok işte tek bir ses soluk.  Sonra ben kafama göre bişekilde, içim ruhum ezile sıkıla bastırdım posteri, astım, gelenlere anlattım falan. İş bitti gitti.  15 gün sonraki toplantı ile ilgili mail attım ama bu dana yine cevap yazmadı. Ben de bu defa dellenip "anladık vaktin yok, posterle ilgili sükunetini de onaylamak olarak kabul ettim ama beni cevapsız bırakırsan gitmiyorum toplantıya falan, ona göre!"yazınca... "aslında benim posterde yapabileceğim bir kaç değişiklik olabilirdi ama elime geç geçti" demesin mi? Demesin bence demesin ama dedi p.ç! "Biter bitmez gönderdiğimde 5 günümüz vardı teslim tarihine. Yani yeterince vaktin vardı" dedim ben de. Manyağa bak ya!!!

Ve şimdi, aradan bi dolu şey geçti, ben de zar zor toparlayıp dikkatimi oturup uzunca bir maille anlattım o analizlerdeki hata sandığı şeyin hata olmadığını, ve önceki adımlarımı da nasıl kontrol ettiğimi. Bu maili yazmak için tam 2 gün uğraştım ve 3 hafta da üzerinde düşündüm. 

Gelen cevap, tek bir satır! Kendi verilerimle karşılaştırmam için aynı verinin bir başkası tarafından analiz edilmiş sonuçlarını göndermiş. Ona anlattığım şeye ne bir yorum, onca soruya ne bir cevap! Sakinleşmem bir günümü aldı. Sonunda gönderdiği verilere bakayım dedim ki alakasız bir formatta veriler göndermiş. Onları nasıl dönüştürsem diye biraz daha gerildim. Neyse sonunda bir şekilde hallettim ve gördüm ki gönderdiği veriler ham veriler!  Şaka gibi yaa!!! Şaka gibi! 

Ben de aynı onun gibi, iki satır mail yazdım bu defa. "Sanırım yanlış verileri göndermişsin, bunlar analiz edilmemiş" dedim. Bu dün oluyor. Bugün saat 14:30'da yani 2 saat sonra da 3 aylık izleme toplantımız var. Bakalım neler olacak, merakla bekliyorum. Tanrım sen bana sabır ve dilimi tutma dirayeti ver lütfen. Allah'ım noolur carlamıyım adama! Yolmıyım o saçını başıyını! Oymıyım o mavi gözlerini! Aaaaarghhhh!

22 Nisan 2012 Pazar

Hızlı Mart Vol1

Babişin hastalığı nedeniyle süpriz yumurtadan çıkan Türkiye seyahati kazasız belasız bitti çok şükür. Sanırım Mart ayına damgasını vuran asıl olay da buydu.


Hastanede geçen geceler pek keyifli değildi tahmin edileceği üzere. Ama atlattık çok şükür. Babişin ameliyatı epeyce gergin geçti. Öncesinde kan bulmak mesele oldu salak akrabalar yüzünden. Sonrasında yoğun bakımda gerginlik oldu aptal bir hemşirenin hastaları ve ilaçlarını karıştırması nedeniyle. Ama herşey bir yana aile efradı benim orda oluşumdan inanılmaz duygulanmış ve etkilenmişti ki hiçbir meseleyi ciddi bir gerginlik haline getirmediler; işin açığı ben de buna çok şaşırdım. Yani ben tabii ki gidecektim, ve onlar da tabii ki biraz memnun olurlardı buna ama çok etkilendiler, beni yılın evladı ilan ettiler resmen... Garipti. Sanırım sevildiklerini biliyorlardı ama böylesine bariz bir belirteç onları çok duygulandırdı. Herneyse. Hastane gerginliklerini bir yana bırakıp diğer atraksiyonlarına gelecek olursa Türkiye her zamanki gibi çok hareketli geçti.


Ameliyat öncesi hangi akla hizmeten bilmiyorum ama gidip kulağıma ikinci bir delik daha deldirdim, JLP ve böceklibok sayesinde. 5-6 yıldır yapmak isteyip de bir türlü cesaret edemediğim birşeydi, pek memnun oldum doğrusu. Ama bu delik meselesi yüzünden babişe kan veremeyeceğimi öğrendiğimde lanet ettim zamanlamama. Neyse ki ciddi bir mesele olmadı.


Bu arada baktık ki doktorlar ameliytı ha bire erteleyip duruyorlar, benim biriciğim Zerrinciğim herkesten gizli bir süpriz yaptı bana veeeee! Yıllar sonra yeniden Sezen'i dinledim canlı canlı! Pek göremedik ama Zerrincim'le elele avaz avaz Sezen söylemek çok güzeldi. O hastane gerginliği arasında bana über moral verdi! Üstelik çıkışta da Sezen'in bana özel imzaladığı CD'leri almak, ve yıllardır aradığım eksik albümü bulmak...hissettiklerimi anlatabilmemin mümkünatı yok, mutluluktan ağlamak üzereydim!


Her ne kadar Sezen'cim adımı anlayamamış, yanlış yazmış olsa da, olsun yahu, Sezen işte daha ne olsun, tanrı Kraliçe'yi korusun! (Tabii biraz da akıl fikir versin de bir dahakine "yetmez ama evet"çilerden olmasın inşallah)

Hastanede bana gerek olmayan akşamlardan birinde eski dostlarla hasret giderdik biraz. Beştepe civarında Hamsi adında bir hamsici keşfettik, adamlar tek kullanımlık über bir dişfırçası sunuyorlar yemekten sonra, bayıldım!

Hızlıca halledilen AnkaMall alışverişlerinden birini daha hızlıca gerçekleştirdim yine. LCW'den çok güzel ceketler buldum hem kendime hem de Zerrincim'e.  Gün sonunda da bir twitter kuşu sayesinde Ankamall'deki Dinazorlar sergisini gezme fırsatım oldu. 


Hayat, her zamanki gibi tüm yüzlerini bir anda gösterme hevesinde olduğundan, arada birazcık kırgınlıklar da oldu, gönül almalar da...


Herşeyin sonunda biraz gergin bir yolcuğun ardından vardım İrlanda'ya sağ salim.